Sunday, 9 April 2017

benimmutluailem.com-@annenindilinden

Merhaba,
Artık yazılarımı yeni sayfamdan takip edebilirsiniz.

http://benimmutluailem.com/category/anne-kafe/annenindilinden/

Beklerim efendim.

Wednesday, 15 February 2017

Pilsan Sayı Terazisi- Matematik

Pilsan Oyuncak satışa sunmuş. Fiyatı gayet uygun. 17 tane sayı içeriyor
Anaokulu ve 1. sınıf düzeyi için uygun

* Kullanım Yaşı 36+ Ay
* 17 Parça
* Çocukların Sayıları Öğrenmelerine Yardımcı
* Eğitici ve Öğretici
* Zeka Gelişimini Destekler
* Öğrenmeyi Eğlenceli Hale Getirir

Bu terazi ile toplama yapmak eğlenceli. Terazinin bir koluna bir sayısı diğerine ise toplamı bu sayıya eşit olan diğer sayıları asıyorsunuz. Eşitlik doğru ise terazi dengede kalıyor.

1.sınıf a giden kızım için almıştım. Bizim ki öneceden de basit toplamları bildiği için çok çok büyük fark oluşturmadı. Gene de farklı kullanım alanları bulup baya eğlendi.
Örneğin bir sayıyı kaç farklı iki sayısı toplayarak elde ederim çalışması yaptı.
5=1+4
5=2+3
5=0+5
bunu yapınca aa anne dedi beş sadece iki şekilde elde edilebiliyor muş :)
Farklı bir kullanım:  okulda her öğrencinin bir deney anlatmasını istemişti öğretmeni. Bizim kızda eşit kollu teraziyi anlattı. Her iki taraftaki yükler eşit olmadığı zaman terazi dengede değildir, ağır taraf aşağıda olur, hafif taraf yukarıda.

ee ne var bunda demeyin, dijital çağda çocuklar bu teraziyi hiç bir yerde görmüyor. Oysaki eşit kollu terazi fiziğin temel konularından olan basit makinalardan biridir.


Diğer taraftan toplamaya ilk defa geçecek bir çocuk için çok yararlı olacaktır. Bende ufak kızda daha aktif kullanmayı düşünüyorum.

Planladığım kullanım alanları (şimdilik bunlar, kullanınca aklımza gelir başkaları da):
1- Sayıları öğretme
2- büyük-küçük sayı öğretme: zira sayıların ağırlıkları farklı olduğu gibi büyüklükleri de farklı. Dolayısı ile  hem terazideki denge ile hem ölçü ile büyük-küçük sayı kavramı öğretilebilir.
3- renkleri öğretmen: Sayılar farklı renklerde olduğundan uygun bir materyal

Malzeme olarak bakarsak:
Artı: plastik kalitesi iyi. Terazi adamın dik durabilme kapasitesi iyi. Sayıların plastiği iyi.
Eksi: Terazinin uçlarındaki sayı takma yerlerine sayılar zor giriyor. O kısım daha ergonomik tasarlanabilir. Terazinin tam ortasındaki yuvarlak düğme yi bir kere takıp tekrar çıkarmaya çalışınca kırıldı. Bende yapıştırmak zorunda kaldım. Belki daha sağlam yapılabilir. Çünkü ilk takışta ters takmışım, düzeltmek için çıkarınca kırıldı.

Özetle fiyat-performans açısından biz bu ürünü beğendik.

Güle güle eğlene eğlene oynayın efendim

Sunday, 12 February 2017

Montessori Duyu Eğitimi-Kendin Yap- AY KUMU

Montessori eğitiminde duygu eğitimi önemli yer tutuyor.  Önce duyular sonra zeka geliyor. Burada güzel bir yazı var ilginizi çekiyorsa: https://duyuegitimi.wordpress.com/2015/05/26/montessori-metodunda-duyu-egitimi/

Biz duyu eğitimi için yaptığımız etkinliğimizi anlatılım siz misafirlerimize.

Büyük kız hamur, kum benzeri malzemelerle oynayı çok seviyor. Bir ara baya bir slime araştırması yaptık boraks olmadan. Bir tane denedik hatta biraz oynadı. Sonra hazır slime istedi aldık ama o pek eğlenceli gelmedi ona.

Çünkü kendi yapmak istiyor, dokunmak, koklamak deneyimlemek istiyor.

İnternette dolaşırken şu yazıya denk geldim ve ay kumu fikri güzel geldi bana. Bu aralar kinatic sand'ler de piyasada varken ev yapımı bir kum güzel olur diye düşündüm.

Tarifi aynen uygulayarak yaptık kumumuzu, çok eğlendi kızlar. Büyük tabi daha duyularının bilincinde ne yaptığını beilerek oynadı ama küçük saçtı savurdu :D Ama eminim onun ilk defa deneyimlediği duyular daha fazla idi. Büyüğün unla yağla çok uğraşmışlığı var, poğaça kurabiye hamurlarını ben hiç yoğurmuyorum bile. Ancak bunun içindeki irmik te onun için ilk deneyim oldu. O maddeyi tam bilmiyordu bile.

Oyun esnasında kızım oyun hamurlarını artık beğenmediğini bu kumla oynamanın daha kolay ve eğlenceli olduğunu söyledi. Hatta kendisi yaptığı için çok daha eğlenceli ve üretici olduğunu söyledi :)

Etkinlik için önerilerimiz (kızımın ve benim) şunlar:

  1.  Bence irmik miktarı 3'e 1'den 2 ye 2 olmalı. irmik artarsa kum havası daha fazla olacaktır. Ayrıca hafif pütürlü bir yüzey daha iyi olur kanımca.
  2. Yarım bardak yağ yetmedi bize, tam kalıplı şekiller yapamadık. Örneğin arkadaşın videosundaki dikdörtgen şekli kesme ve kalıp kalıp ayırma olmadı bizde. Kumumuzu buz dolabına koyduk bir poşetin içine koyup. Bir sonraki oynaşımızda biraz daha irmik ve yağ eklemeyi düşünüyorum.
  3. Kızım farklı renklerde yapmak istiyor, ona da bakacağım gıda boyası koysak nasıl bir etki yapar?
  4. Ayrıca sim katmak istiyor bizim kız, bunu da deneyebiliriz.
  5. Bizimki gibi daha küçük bir kardeş varsa(1,5 yaş) yenebilir şeyler koymak lazım. Her ne kadar yenmez o falan desekte bir kaç kez ağızna götürdü. Oda deneyimlemek istiyor, oda haklı :D. Neden sadece dokunayım birde tadına bakayım diyor. Ki aynı deneyimi büyük kızımda yoğurma aşamasında yapmak istedi. Tadına baktı hamurun. Ancak şeker olmadığı için tatsız olduğunu gördü. 
  6. Oyun alanına mutlaka büyükçe bir sofra serin, hatta plastik bir sofra çok daha iyi olur. Dökülen kumlar bizim sofrayı yağ etti resmen. Hem dökülenlerin toplanması plastik bir sofradan daha kolay olur.
  7. Küçük çocuk oynacaksa üst baş batacak haberiniz olsun. Özellikle kış ayları için yünlü bir kıyafet olmasın üstünde. Un ve yağ iyice bulaştı yünlü kıyafete.
  8. Kumu geniş bir tepsiye dökün, aynı kum havuzu havasında oynanıyor, güzel oluyor.
şimdilk bunlar.

İşte bir kaç resmimiz:










Saturday, 11 February 2017

Montessori Egitimi- Mandallar Hayat Kurtarır

Malzememz evdeki mandallar, hemde yumurcakların en çok sevdiği şeyler :D
Okadar çok etkinlik yapılır ki bunlardan, saymakla bitmez bence. İşte benim aklıma gelenler. Amaca grupladım.

  • Alma-koyma-aktarma (1-1,5 yaş)
    1. İlk adım sepetten alma
    2. Yerden sepete toplama
    3. Sepetten başka bir kaba aktarma
  • Gruplama- Eşleme (2 yaş - renk ve şekilleri bilmeksizin)
    1. iki yada daha fazla renk ile grup oluşturma, sonra bir mandal verip hangi gruba gireceğini sorma. Dorğu durumdaki ses efekti ile yanlış duurmdaki ses efekti farklı olacak ve doğru -yanlış bu ses efektı ile verilecek. 
    2. aynı şekilde farklı şekillerde mandallımız var ise 2 yada daha fazla grup oluşturup, yeni mandalın hangi şekil grubuna dahil olacağını bulma
    3. evde daha fazla çocuk var ise her biri için bir renk/yada şekil belirtilir. Mesala biri mavileri biri kırmızıları toplacayak (renkler bilinmediğinden eline kendi renginden bir örnek verilir). Tüm mandallar ortaya atılır, herkesin kendi rengini yada şekil gurubunu toplaması istenir. Bu oyun özellikle paylaşma kavgası olan ortamlarda benim en büyük kurtarıcım. Böylece oyun ile mandalları paylaştırmış oluyorum.
  • Renk- Sayı- Gruplama
    1. Gruplama eşleme kısmındaki tüm oyunlar renk öğrenmede kullanılabilir. Bu durumda renkleri söylemesi beklenir. 
    2. Herbir renk önce söylenir ve gruplaştırılır. Daha sonra sıra ile bir mandal çekilir, rengini doğru söylerse kendi grubuna koyması istenir. Yanlış ise sepete tekrar atılabilir, yada kenara alınır. Oyun sonunda doğru bilinen mandallar sayılır. Böylece hem renk hem sayı kavramı öğretilir. İlk başta her bir renk grubunda 3 mandal sonra 5 mandal sonra 10 mandal olacak şekilde oyun çocuğun gelişimi ile birlikte geliştirilebilir.

Montessori Eğitimi Alma-Koyma-Aktarma Çalışmaları

http://www.jaletezer.k12.tr/
Bir çok yerde denk geliyorum Montessori eğitimi ve uygulamalarına. Aslında çok abartılacak bir şey değil. Temel de bir uygulama olmaksızın çocuğun kendi kendine yaptığı şeyleri kapsıyor . Ben hiç bir çaba sarft etmeden kızımın yaptığı şeyler  bunu gösteriyor. Aşağıdaki gözlemlerimi sizde kendi çocuğunuzda gözlemlemişsinizdir bana hak vereceksiniz.

Ancak bir şeyin tam ve doğru öğrenilmesi  için tekrar ve pekiştirme çok önemli. İşte bu noktada Montesssori eğitimleri kavramı önem kazanıyor. Temel çıkış noktası öğrenmeyi hayatın bir parçası yapmak.

Ben özel olarak bir aktivite yapmadım büyük kızımd zira ozamanlar pek bilmiyordum da. Son dönemlerinde  öğrendiğimde ise yaptığım bir çok şeyin Montessori eğitimi kapsamına girdiğini görmüştüm.

Küçük kızıma biraz daha bilinçli bir şekilde yaptırmayı ve burada paylaşmayı düşünüyorum.

Bu eğitimde en temel işlemlerden biri de alma-koyma-bir kaptan bir kaba aktarma diyebiliriz.
Bu konuda gözlemim şöyle: Kızım 16 aylık.
  • 1 yaş öncesinde bir kaptan alma yapabiliyordu, oyuncakları sepetten alm, çekmece boşaltma gibi
  • 12-14 ay cıvarı çok güzel bulaşık makinası boşaltmaya başladı. Tabakları alıyor bana veriyor. Biraz alıştıktan sonra direk masaya dikkatlice koymaya başladı. Artık tabakları iki iki bile alıyor. Birde her alıştan sonra afferiii demeye çalışması ise artısı :)
  • 12-14 aydır bir kaba doldurma yapabiliyor. Çamaşır mandallarını sepete doldurma ile başladı. Her çocuğun ilk oyuncağıdır mandallar :D.
  • Bu aralar bardaktaki suyu bitirip içine ekmek, çorap, mandal doldurmaya başladı. Bu arada suyu bardaktan içmek te montessori eğitimi içinde imiş :) 
  • Henüz kaplar arası aktarma gözlemlemedim sanırım, yani doğal olarak gerçekleşmedi. Belki iki eş kap koysam ve göstersem hemen yapabilir sanırım.
  • 16 ay civarı plastik küçük su şişesinden bardağa su doldurmak istiyor. Ko ko ko diye de anlatmaya çalışıyor. Şişeye az su koyup buyuk bir vardak verilirse bu arzusunu yerine getrimesi mümkün. Dökülsede zaten az,  okadar da olacak artık.


Tabi en önemli kısım bilinçli bir şekilde neler yapılabilir ve çalışan anne olarak az zamanda çok iş nasıl yapılır.

Bu konuda tecrübelerim:
  1. Çorap çiftleri birleştirilip top haline gelince alıp sepete koyma, hatta zamanla sepete basket atmaca yapılabilir. Büyük kızım çok zevk alırdı bundan. Hatta çorapları sırf bu yüzden eşleştirmeme yardım ederdi. Bende bir taşla iki kuş vururdum: hem basket atma çalışması hem eşleştirme. Tabi diğer açıdan iki kuş da var: hem onunla eğlenceli vakit geçirme hem işini yapma

Tuesday, 31 January 2017

Kulak Nezlesi

Bende ilk defa duydum :D

Bizim 14 aylık küçük bir kaç akşamdır yer beğenemiyor, bir oraya bir buraya atıyor kendini yatakta :( Sabah baktım kulağı akmış ve kulağını elletmiyor. Burun akıntısı da var. Bu arada diş de çıkarıyor. Bize doktor yolu gözüktü yine.

Doktorumuz muayene etti ve kulak nezlesi olmuş dedi. Bir yaşıma daha girdim.
Tabi bademciklerde şişmiş, aldık antibiyotiğimizi geldik eve.

Kulak nezlesi (efizyonlu otitis media) orta kulakta yapışkan sıvı toplanması imiş. Genelde iki yaş civarında görülürmüş. . Kulakta biriken sıvı ses titreşimlerinin iletilmesini engelliyormuş. İleri derece durumlarında işitme kaybı da olabilirmiş.

Bu arada ben devit ve demir vermeyi bırakmıştım. Gerçi demiri neredeyse hiç vermedim. Doktor artık 1 yaşından sonra da devam ediyoruz vitaminlere dedi ve multivitamin bir ilaç yazdı adını hatırlamıyorum. Ancak eczane de yokmuş, eşdeğeri POLİVİT verdiler. Kontrolde sordum doktora sizin yazdığınız yok diye. Evet biliyorum ama benim ilaç seçim kısmımda da başkası yok mecbur onu yazıyorum dedi. Burda bir iş dönüyor ama bende anlamadım :)

BİLSEM sınavı ve kaynaklar

Kısaca BİLSEM olarak bilinen Bilim ve Sanat Merkezleri, MEB'e bağlı kurumlardır. Bu kurumlarda özel yetenekli öğrencilere okul dersleri haricinde genel yetenek, resim ve müzik alanlarında ek eğitimler veriliyor.

Öğrenci seçimi ise 2 aşamadan oluşuyor:
1. aşama BİLSEM Grup Tarama Testi: Tablet üzerinde  okullarda toplu olarak uygulanacak
2. aşama Bireysel Değerlendirme : Rehberlik araştırma merkezlerinde(RAM) birebir uzman/testör tarafından yapılacak. Bu aşamada geçen sene KBIT-2 (Kaufman Brief-2) zeka testi uygulanmış ancak bu yılın klavuzunda bir bilgi yok.

2016-2017 yılı öğrenci seçimlerine sadece 1, 2 ve 3. sınıfa devam öğrenciler katılabiliyor.

BİLSEM ile alakalı tüm sorularınıza şu klavuzdan bakabilirsiniz:2016-2017 BİLİM VE SANAT MERKEZLERİ ÖĞRENCİ TANILAMA KILAVUZU

BİLSEM sınavlarına hazırlanmak için ise iki seçenek var: Basılı kaynaklar ve bilgisayar ortamındaki kaynaklar.

Basılı Kaynaklar:

Bu noktada kaynak sayısı bol. Kiminde Bilsem yazıyor kimin zeka geliştirme kiminde dikkat geliştirme. Ama hepsi amaca hizmet ediyor. Çocuğun farklı bakmasını sağlamak, zekasını daha fazla kullandırmak.

Editör yayınevi 1. sınıf Bilsem Seti

1. sınıf için  öğretmenimiz bize bu seti tavsiye etti. Bu yıl piyasaya çıkmış. Tek basımı var.



 

Online Kaynaklar :

online yerine ne desem bilemedim :(

Malesef bu konuda pek fazla seçenek yok. Araştırmalarım sonunda bir tane site bulabildim :(

 http://www.bilsemc2.com

Siteye üyelik 100TL ve  8. sınıfa kadar üyeliğimiz devam edecek.

BİLSEM grup tarama sınavına hazırlanmak için sitede tablet/bilgisayar üzerinde yapılabilen denemeler var. PDF olarak da sorular var. bir nevi basılı kaynak gibi düşünebilirsiniz.

 2. aşama için de kaynakları olduğunu söylüyor site sahibi ancak henüz vakti gelmediğinden üyelerin erişimine açılmış değil.

Ayrıca sitenin sağladığı whatsapp grupları var. Burada çocuğu BİLSEM kazanmış veliler de var. BİLSEM ile alakalı bir çok soru soruluyor cevaplanıyor. Tabi arada gereksiz bir sürü yazışmada oluyor ama :D, dayanamazsanız çıkıyorsunuz gruptan. Gerçi düzeni sağlamaya çalışan mesaj kirliliğine dur demeye çalışan kişilerde var. Özetle işe yarayan gruplar.

Bilgisayar/tablet üzerindeki denemelerin  basılı kaynaklara göre yararlarını şöyle sıralayabilirim:
  1. Tablet ile yapılacak Bilsem grup tarama sınvlarına alışkanlık kazanma.
  2. Soru için ayrılan sürenin görülmesi, çocuğun kendini buna göre ayarlaması
  3. Herkesin birlikte yapabildiği denemeler ile çocuklar bir yarış heyacanı ile daha çok eğlenebiliyor. Tabi bunu yanlış yapıp alt sıralarda olunca moral bozukluğuna çeviredebilir. Bu durumda her zaman en iyi olamayacağını öğrenmesi de güzel.
  4. Bu site de her pazar toplu sınav oluyor, üyeler ve üye olmayanlarında girebildiği bir sinav. Bu sınav şimdilerde BİLSEM grup tarama sınavı gibi çok sayıda sorudan oluşuyor (Geçen sene grup tarama da 45 soru sorulmuş). Yani çocuk gerçek sınav ortamına biraz daha alışıyor. Bizim çocuk çok soru olunca sıkıldı başta, şimdi alıştı :)

BİLSEM öğrenci seçme sınavlarında hepinize başarılar.
Tabiki amaç BİLSEM değil, bu bir araç. Bu sayede çocuğun zekasını geliştirecek, farklı düşünmesini sağlayacak şeyler yapmasını sağlıyoruz. Whatsapp grubundaki veliler bu tarz çalışmaların okul başarısını da artttırdığını söylüyor.

Saturday, 12 November 2016

Balık Örgü ve Konik Tavuklar - Kendin Yap- PAKOLİNO

Merhaba,

Daha önce pakolino'dan bahsetmedim sanırım. Yeni keşfettiğim bir kendin yap (DIY: do it yourself) etkinlikleri kaynağım :)

3-7 yaş arası için aktivite kutuları markası. Şimdilik aktivite kutuları biraz pahalı geliyor almıyorum. Ancak belli aralıklarla çok güzel kendin yap etkinlikleri paylaştıkları bir blogları var. Etkinlikler hem basit hem güzel. Çocuklarının gelişimini düşünen annelere şiddetle tavsiye ederim.

Biz bu hafta konik tavuklar ve balık örgü etkinliklerini yaptık. Kızım çok eğlendi. Okula başladığı için ne zamandır etkinlik yapmıyordu, sanırım özlemiş.

işte etkinliklerin nasıl yapılacağını gösteren adresler:

Balık Örgü: https://www.pakolino.com/balik-orgu
Bu çok eğlenceli ve öğretici oldu. Bir aşağıdan bir yukarıdan geçirme, bir sonraki şeridi diğerinin tam tersi yapma kısımları biraz zorladı ama güzel iş çıkardı bizim kız.



Konik Tavuklar: https://www.pakolino.com/komik-konik-tavuklar 

Bizde tüyler yoktu, hiç bir şey koymadık. Yine de güzel oldu. Bir arkadaşta baş kısmına yün iplerden koymuş, çok yakışmış. Bizim kız oynar göz kullandı. Bizimki angry bird lere benzedi. Malesef resim çekmeyi unuttum, sınıfa götürdü.

Tuesday, 1 November 2016

Hikaye Uydurma Oyunu

6 yaşındaki kızımın 3-4 yaşlarında en sevdiği şeydi yatarken küçük bir hikaye uydurma oyunumuz. Genelde çok kısa olurdu 3-5 cümlecik. Bir tane ben bir tane o uydururdu.

Hikayelerle istediğiniz her şeyi anlatabilirsiniz çocuklara. Sadece anlatmak mi birde onun içindekini keşfetmek var :)

Ben anlattığımda yaşadığımız sorunları, vermek istediğim duyguyu ve ya değer yargısını içeren bir hikayecik kurardım. Kahramanı bazen bir hayvan bazen bir çocuk olurdu. Bazen adı kendi adı olsun isterdi, bazen de bu benmiyim derdi :)

Kendisi anlattığında bazen benimkine çok benzer olurdu, bazen bambaşka. Aynısı anlattığında bile onun için bir gelişme vardı, dinleğini kendi cümleleri ile başkasına aktarmak. Yeni bir hikaye ise bana onun iç dünyasını açardı.

Hımm çok özlemişim, şimdi yazınca fark ettim. Sanırım ikinci kız koparmış ilişkimizi ilk göz ağrımla :((

Hikayelerin çocuğumuza katkısını bir de uzman gözüyle dinlemek isterseniz devam edin  :)


Hikayelerin çocuğun gelişimindeki önemi- Pakolino Blog


3-7 yaş grubu çocuklar için hikaye dinlemek ya da onun bir hikaye anlatmasına fırsat vermek gelişimi açısından son derece önemlidir. Bu hafta sizlerle hikayelerin çocuğun hayatındaki öneminden ve faydalarından bahsetmek istiyoruz.


-Kitap okumak, hikaye anlatmak çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal ve dil gelişiminde önemli bir yer tutar.

-Aynı zamanda iyi bir eğitim aracıdır.

-Çocuğun yaratıcılığını, hayal gücünü ve zihinde canlandırma gibi becerilerini geliştirir.

-Çocuğun iç dünyasında yaşadıklarını, dış dünyaya aktarabilmesini sağlar.

-Sınırlı hayat tecrübelerini zenginleştirir ve dış dünyanın gerçeklerine hazırlar.

-Geliştirmekte olduğu değer yargılarının, zihninde netleşmesine yardımcı olur.

-Çocuk nasıl kitap okunduğunu, sayfaları çevirmeyi, kitabı yırtmamayı öğrenir.

-Kelime hazinesi gelişir.

-Çocuğun dinleme, anlama, anlatma ve odaklanma gibi yetenekleri gelişir.

-Çocukla anne-baba arasında iletişimin güçlenmesine yardımcı olur.

-İnsanları, hayvanları tanımayı ve sevmeyi öğrenir.

-Sevme, anlama, saygılı olma, paylaşma gibi birçok kavramı öğrenir.

-İleride okuma alışkanlığı kazanabilmesi için önemlidir.


Uzm. Psk. Melis Özmen


Wednesday, 19 October 2016

Birinci Sınıf Haftalık Beslenme Listesi

6 yıl geride kalmış ve bizim kız büyümüş okullu olmuş. Ailecek okul heyecanımız başladı :). Ailecek çünkü küçük kızımızda en az bizim kadar heyecanlanıyor ablasının gidiş ve geliş zamanlarında.

Okul deyince sadece dersler ve öğreneceği şeyler  yok. En başta gelen temel sıkıntıda çocuğun beslenmesi. Bir çok çocuk okula kahvaltı yapmadan gidiyor yada sabah sabah pek bir şey yiyemiyor. Dolayısı ile beslenme çantasının düzeni çok daha önem kazanıyor.

Bu noktada sağolsun öğretmenimiz bizim için düşünmüş ve güzel bir beslenme listesi çıkarmış. İhtiyacı olan anneler için paylaşmak istedim:


Pazartesi: Börek veya poğaça + ayran + meyve
Salı:  Simit + Kahvaltılık(peynir,zeytin,domates) +süt + meyve
Çarşamba: Salata +meyve suyu +meyve
Perşembe: Çikolatalı, pekmezli, ballı ekmek veya kek + süt + meyve
Cuma: Tost veya sandviç (peynirli) + meyve suyu +meyve

notlar:
  1. Meyve yerine fındık, ceviz, badem, kuru üzüm vb. koyulabilir.
  2. Öğrencilerimizin kolay yiyebilmesi için meyveler dilimlenmiş olmalıdır.
  3. Yiyecekleri uygun bir kaplara koyunuz.
  4. Geniş bir peçete ve ıslak mendil koyunuz.
  5. Yiyeceklerimiz evde hazırlanırsa daha sağlıklı olur unutmayalım.

Öğretmenimiz hazır gıdalar konusunda çok hassas, her seferinde hazır şeyler göndermeyelim diyor. kendisininde çalışan bir anne olduğunu ama asla hazır şeyler almadığını söylüyor. Anneler kendinizi hazıra alıştırmayın diyor. 

Bu noktada öğretmenimize sonuna kadar katılıyorum. Kek, poğaça, börek fazlaca yapıp buzluğa koyuyorum. Yoksa tazesi çıkarıyorum buzluktan. Tabiki dondurulmuş olunca besin değerleri düşüyor diyeceksiniz. Ama hazır gıdaya nazaran halen çok daha iyi bir alternatif diye düşünüyorum. Meyve suyu ve limonatayı da kendim yapıyorum. Tabiki arada çocuk arkadaşları gibi hazır kutular almak istiyor, ona da arada izin veriyorum.

Barbie Market Kasası Seti İnteraktif- OYUNCAK


  • Barbie yazar kasa ile kızlar hesap makinesi sayesinde 4 işlem yapabiliyor.
  • Barbie yazar kasa ile minik kızlar eğlenceli vakitler geçiricekler.
  • İstediğin fonksiyonu seç ve oyna. Mikrofon, bilet ve gerçek hesap makinesi.
  • Yazar kasa boyutları: 30x19x14 cm
  • Kutu boyutları: 43x18.5x19 cm
  • 3 adet 1.5V kalem pil ile çalışır. Piller kutuya dahil değildir.
  • Kızlar için Barbie Market Kasası oyuncağı!
  • Alışverişe gelen bebeklerinin aldıklarını hesaplayacak onlarla oyunlar  oynarken çok eğlenecek.
  • Resimde göründüğü gibi birçok aksesuarı mevcuttur.
 Dahil olan Market Malzemeleri Market Sepeti ile:
  • Biber
  • Mısır
  • Patlıcan
  • Balık
  • Konserve Balık
  • Süt Kutu
  • Su Plastik Şişe
  • Ketçap

Anlatıldığı gibi tüm kısımlar çalışıyor, hesap makinası, tartı (tam tartmıyor tabi ama üzerine ağırlık konunca ibre hareket ediyor), barkod okuyucu düğmeye basınca ışık saçıyor, mikrofon çalışıyor. Fiş sarma bölümü var. Güzel bir ürün.

Kızım çok istiyordu, ilk günler heyecanla oynadı. Tabi sonrasında her oyuncak gibi bir kenarda oynanmayı bekliyor.

Çocuklarda ne yapsın, arkadaşsız tek başına nasıl oynasın :( Biz oynayalım diye bekliyor, ama ikinci çocukla benim oynamaya pek vaktim yok, yada ben bulamıyorum. Arkadaş desen yeni nesil eve tıkalı. Çalışan annenin çocuğu sınıf arkadaşları ile buluşturacak vakti de yok. Diğer taraftan okul uzak, her bir öğrenci başka başka yerde oturuyor, yine buluşmak zor.

Neyse bu konu uzman görüşü gerektirir, çokda önemli bir nokta. Ben işin içinden çıkamıyorum :(
Çözümleri olan sevgili annelerden yorumlar bekleriz.

Tuesday, 10 November 2015

Yenidoğan-Pişik

Bir türlü geçiremediğimiz bir pişikle mücadele ettik.

Önce Bepanthol kullandık. Etki etmeyince travacort ve  hametan krem kullandık.
Kuzenim  naturalive pişik kremini önerdi. Bu biraz yumuşattı. 
Sonra aile hekimimiz sırayla şunları önerdi: Desitin mor tüp, silverdin, travazol.Travazol kanamlı noktacıkları azalttı ama tamamen bitirmedi. Zaten kartizol içerikli olduğu için uzun süre kullanamadık.
Teyzem bir alman kremi verdi, o hep çocuklarına onu kullanırmış. Oda biraz hafifletti gibi ama geçirmedi.


Hepsini denedik :) bir çare olmadı.

Sonunda çocuk doktorumuz cildiye ye sevketti. Doktor çinko eksikliği olan bebeklerde görürüz biz bu tabloyu dedi. Bunun için tahil istedi. Neyseki sonuç negatif çıktı.

Tedavi için zalain, fucidin,hematan krem ve emovate kremlerini karıştır sabah akşam sür dedi. Her bez değişiminde ise Desitin yada Desitin ve  naturalive pişik kremi ile hametan pomat sür dedi. Desitin ve  naturalive pişik kremi benzer içeriğie sahip. Çinko içerikli bu kremler bir bariyer oluşturuyor bebeğin poposunda ve idradın direk cilde değmesini önlüyor. 

3 günde bir gelişme olmadığı gibi kabarıklıkta arttı. Tekrar doktora gittik. Emovatekaldırıp yerine M-furo verdi. Ayrıca her bezlemede kullandığımız hametan pomat ta kullanmayın dedi.

Bu tedavi sonrasında çok şükür bir düzelme gördük.

Sonuç: inatçı bir pişik varsa cildiye doktoruna git :D

Bu arada doktor bu kız bizi çok uğraştıracak allerjik bir cildi var dedi. Alışkınız doktor bey bende allerjik bir kız daha var dedim :)

Yenidoğan- Pamukçuk

Bebeğin ağzını kaplayan beyaz bir tabaka pamukçuk olarak adlandırılıyor. Candida albicans denilen bir mantar türünün sebep olduğu bir hastalıktır. Yenidoğanlarda sıkça görülür.

Halk arasında bu beyazlıkların karbonat/karbonatlı su ile silinmesinin iyiliştirici etkisi olduğu düşünülüyor. Bazen karbonat bebeğin ağzını kanatıyor. Annem eskiden biz hep silerdik diyor :)

 Şimdilerde Mikostatin adlı sıvı bir ilaç veriyor doktorlar. Bebğin ağzına dokülen sıvı resmen kıvırıyor bebeğin ağzını :( .  İlaca pamukçuk başlarbaşlamaz kullanılırsa çok çabuk geçer. Ancak tüm ağza yayılmış (dil,damak,dudak,yanak içi) ise tedavi daha uzun sürebilir.

Birde sebep olan mantarın emzirem dolayısı ile annenin memğine yayılması durumuda vardır. İlacın hem annein memsinde hem bebekte tamamen geçene kadar kullanılmalıdır diyor uzmanlar.

Ancak uzmanlarında ne dediği belli değil diyeceğim şimdi :D

Aşağıdaki adreste eğer cevap verenlerin hepsi doktorsa baya bir çelişki var cevaplarda. Hangisine inanacağız bilemiyorum. Kimi doktorda karbonat kullanmayın diyor.

http://www.doktorumonline.net/mid/danismahatti/c/8/id/84631/Bebekte_pamukcuk.htm

Friday, 31 July 2015

Gebelik Kaşıntısı (kolestazı)


Gebelik son aylarında özellikle ikiz gebeliklerde daha çok görülen karında, el ve ayaklarsa kaşıntı ve kızartı durumu olarak tarif edebiliriz.

Karaciğer enzimlerinin AST (Aspartat aminotransferaz), ALT (alanin aminotransferaz) kanda fazla bulunması ile ortaya çıkıyor.Tanı için karaciger USG'si ve kan testi yapılıyor.

Tedavi olarak Ursodeoksikolik asit içerikli Ursofalk ilacı veriliyor. Ancak SGK bu ilacı ödeme kapsamı dışına almış. Dolayısı ile muadili (Ursactive, Proursan, Ursodin) ilaçları yazabilir doktorunuz. Nitekim bizim doktormuz ödenmediğini bilmediğinden yazmış. Eczacı uyarınca muadilini yazdı.

Hamilelikte çok kritik bir durum olduğundan muhakkak doktorunuza söylemelisiniz. Anne için kaşıntı dışında pek bir zararı yokken (dayanılmaz kaşınma hissi ve yaraları saymazsak tabi) bebek için ciddi tehlike oluşturabiliyor. Bu durumda doktorlar erken doğum önerebilir (nitekim ikiz bebeklerimiz henuz 34 haftalıkken sezeryanla erken alındı).

Thursday, 1 January 2015

Meraklı Minik Ocak 2014

Para konusunun işlendi bu sayıda yine eğlenceli ve bilgilendirici şeyler var.
Merakla bekliyoruz.


Sunday, 7 December 2014

Sorunlu Çocuk Yetiştirmenin Kuralları- Doç. Dr. Şafak Nakajima

Modern hayat, aileleri küçültmekle kalmadı. 
 
Aile içi iktidar da el değiştirdi. 
 
Üstelik gözle görülür bir darbe olmaksızın iktidar, eski sahiplerinin kendi istek ve yoğun çabalarıyla, yeni sahiplerine teslim edildi.
 
Anne ve babalar, kral ve kraliçelik tahtlarını çocuklarına devredip, genç prens ve prensesleri, evin mutlak hâkimi ilan ettiler.
 
İlk zamanlar, geçmişin despot ve hoşgörüsüz ebeveyn modeline oranla bu yeni, çocuk merkezli model, bir devrim gibi algılandı.
 
 
Ama her devrim gibi bu devrim de, önce kendi evlatlarını yedi.
 
Yaşam deneyimi, bilgi birikimi, saygı, sabır, davranış kontrolü, odaklanma konularında son derece yetersiz olan bu genç monarklar, hem yönettikleri aileleri, hem de restoranda, markette, tatilde veya komşu olarak onların yakınlarında bulunma talihsizliğine uğrayan başka insanları; giderek de toplumu mahvetmeye başladılar.
 
Yeni düzende, kuralları çocuklar belirler oldu.
 
Ebeveynler, bu küçük yöneticilerin her istediklerini, hatta çoğu kez istediklerinden de fazlasını yapıp, neden hala onlara yaranamadıklarına şaşan ve kellesinin gitmesinden korkan sultan dalkavuklarına dönüştü.
 
En ufak bir kural koyma veya cezalandırmanın, çocuğu ruh hastası yapacağına o denli inandırıldılar ki; çocuğun kontrolsüz bir davranışında, yanılıp da yan gözle baktılarsa, hemen özür dileyip aynı gün, ''kalıcı hasarları'' nasıl giderebileceklerini öğrenmek için pedagoglara koştular. 
 
Zarar, çevreleriyle sınırlı kalmadı.
 
Çocukların kendilerini de yaktı.
 
Birçoğuna dikkat eksikliği tanısı kondu.
 
Kalp çarpıntısından, bağımlılık yapmaya kadar varan sayısız yan etkiye sahip ilaçlarla ''tedavi edilmeye'' başlandılar.
 
Kontrolsüz bir biçimde çocuğun kullanımına sunulan, hatta bazen beraber vakit geçirmek yerine oyalanmaları için bilerek önlerine oturtuldukları televizyon ve bilgisayar gibi modern araçlar, vahim durumu, dayanılmaz noktalara taşıdı.
 
Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırılmadı. 
 
Yaratıcılık ve sosyal beceriyi geliştiren aktiviteler terk edildi.
 
Bu çocuklar şimdilerde hızla, mutsuz, tatminsiz, sürekli canı sıkılan ve uzun süreli ilişkiler kuramayan gençler haline geliyorlar.
 
Çözüm olarak sunulan tedavilerinse, büyük bir bölümü yanlış.
 
Yaşananları bir hastalık kategorisine sokup ilaçlarla tedavi etmek yerine, ailelerin bilinçlendirilmesi gerekiyor.
 
Houston Texas Polis Departmanı’nın ilkin 1959 yılında yayınladığı ve yenilenerek bugünlere gelen 12 maddelik bir listesi var.
 
Bu liste, sorunlu ve suça eğilimli çocuk yetiştirmenin kurallarını yazıyor.
 
Ekonominin yanı sıra, giderek değerlerin de küreselleştiği günümüz dünyasında, ülkemiz için de çok anlamlı olduğunu düşünerek, bu listeyi yazıma almaya ve sizlerle paylaşmaya karar verdim.
 
Sorunlu Çocuk Yetiştirme Kuralları
 
1. Bebekliğinden itibaren, çocuğunuz ne isterse yapın! Böylece o, tüm dünyanın ona bir şeyler borçlu olacağına inanacaktır.
 
2. Ağzından kötü sözler çıktığında, bu duruma gülün! Bunun, kendisini sevimli kıldığını düşünecektir.
 
3. Ona hiçbir manevi değer kazandırmayın! Bırakın büyüyünce, kendi kendine geliştirsin!
 
4. Yanlış işler yaptığında onu uyarıp sakın ''hata yaptın'' demeyin! Bunu yaparsanız, suçluluk kompleksi geliştirebilir. Büyüdüğünde, suç işlediği zaman, herkesin ona ''karşı olduğunu'' ve toplumun haksız yere onu cezalandırdığını düşünecektir.
 
5. Döküp saçtıklarını hep siz toplayın! Bu onun, sorumluluklarını hep başkalarının üstüne yıkmayı öğrenmesine yardımcı olacaktır.
 
6. Komşular, öğretmenler ve polisle bir sorun yaşandığında, hep çocuğunuzun tarafını tutun! Böylece, herkesin ona karşı ''önyargılı'' olduğunu kavrasın!
 
7. Çocuğun önünde devamlı kavga edin. Bu onun, aileniz parçalandığında, büyük bir şok yaşamasını engelleyecektir.
 
8. Çocuğunuza bol bol para verin ki, para kazanmanın anlamını öğrenmek zorunda kalmasın!
 
9. Yiyecek, içecek ve tüketim konusunda her tutturmasında, ona istediğini alın! Sabırla beklemek gibi bir deneyimi tatmasın!
 
10. Eline geçirdiği her tür kaynağı okumasına ve istediği her tür müziği dinlemesine izin verin! Aman dikkat edin, çocuğun kullandığı kap kacak temiz, hatta steril olsun! Varsın beyni, çöp kutusuna dönsün!
 
11. Başı derde girerse, ''onunla beraber hiçbir şey yapamadım'' diyerek kendinizden özür dileyin!
 
12. Kendinizi, sıkıntı, üzüntü ve sorunlu bir hayata hazırlayın! Çünkü buna ihtiyacınız olacak!
 
kaynak: http://www.safaknakajima.com/yazidetay.aspx?Id=74 

Damlaların Dansı- Tiyatro

Bizim kuzu çok severek ve sıkılmadan izledi. gerçketen eğlenceli bir tiyotro idi. Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde izledik.
 
5+ olan tiyotronun konusu:
Doğadaki en güzel canlılardan biri olan Nadide Çiçek solmak üzeredir. Su Damlaları ise ona yardım edebilmek için yeraltından yola çıkarlar. Ancak Nadide Çiçek'e ulaşmak hiç de kolay olmayacaktır. Suyun oluşum evrelerinin bir serüven hikâyesiyle canlandırıldığı oyunda "yardımlaşma, dayanışma ve ortaklık" duygusu vurgulanıyor.

Suyun sıvı-buhar-kar hallerinin her biri canlandırılmış.Resimlerde gördüğünüz mavi şeyler suyun sıvı halini temsil eden damlacıklar :) Sahne tamemen siyah. Nesleri oynatanlarda siyah giyindiğinden görünmüyorlar. Sadece renkli yapılmış olan nesneler görünüyor. Bizim kuzu bunların nasıl ayakta kaldıklarını çok merak etti. Sonunda siyah giyi kişileri görünce anladı. 

Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt- Tiyatro

Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt, çocuk seyirci için oldukça eğlenceli bir el kuklası oyunu. Oyun, üç afacan kardeşin, yaramazlıklarını ve herkesin korktuğu Muhteşem Kurt ile tanışıp arkadaş olmalarını, mümkün olduğunca yalın biçimde, çocukların gözünden anlatıyor.

Acaba, Miçi, Kiçi ve Çiçi kurttan kurtulmak için ne yapmalıdırlar? Verilen sözlerin değeri ve dayanışmanın, işbirliğinin, hoşgörünün, bağışlamanın önemi vurgulanıyor.

İBB Şehir tiyatrolarında sahnelenen bur kukla tiyatrosunu Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde bilet başı 3TL vererek bu ay boyunca pazar 12:00 ve 15:00 seanslarında izleyebilirsiniz.

İzleycilerle çok etkileşimli bir oyun olduğundan içerisi baya sesli oluyor. Hatta bazen çocukların sesinden kuklaların ne dediği udyulmuyor. Bir ara bizim kuzu ne zaman bitecek dedi, biraz sıkıldı.Ama yinede eğlendi. Belki 3+ olması da sıkmış olabilir bizim kızı dene olsa o artık 5+ :)


Meraklı Minik Aralık 2014


Bu ay ki konu süper olmuş bence. Çocuklara  özellikle geri dönüşüm kavramınını anlatmak kolay ve eğlenceli hale gelmiş.









Bu sayıda neler var:
  • Biz ilk olarak çöp kamyonu makatini yaptık. 
  • Geri dönüşüm oyununu ise çok eğlenceli. Kagıt-Cam-plastik olmak üzere 3 geri dönüşüm kutusu ve geri dönüşüm kartları var. Geri dönüşüm zarında ise üç değişik seçenek var yine. Oyuncular ellerindeki kartları zarda gelen ktuya atıyor. Elindeki tüm kartları ilgili geri dönüşüm kutsuna en önce atan kazanıyor. Biz çok eğleniyoruz.
  • Tuvalet Kağıdı Kartonlarından Oyuncak Kartları ise çok süper. Hersayıda olduğu gibi bunda da hafıza kartları var. Ancak bu kartlarda atma kullan tarzında, tuvalet kağıdı ruloları ile yapılabilecek bir sürü şey var.mesala biz bir tırtıl yaptık. Ruluyu 1cm genişliğinde kestik. Halkaları yanyana birbirine yapıştırdık. Birini baştakinin üstüne koyduk veona hareketli gözler yapıştırdık. Birde ev yaptık. Kağıt kek kalıbını rulonun tepesine yapıştırdık çatı oldu. Evi boyadık ve siyahlada kapı-pencere çizdik. Daha bir sürü farklı fikir var :)
  • Camların geri dönüşümünü anlatan mini kitapçık var. 
Bu arada "Bir Plastik Şişenin Yolculuğu" adlı kitabı aldık. Dergi ve ve kitap kızımın geri dönüşümü iyice benimsemesine yardımcı oldu. Öncedende kullandığımız kağıtları, camlar, pilleri geri dönüşüme atardı ama şimdi daha bilinçli oldu.



Tuesday, 7 October 2014

Prenatal Test- Harmony

Prenatal Test, down sendorumu gibi koromozom sayısnın 2n den 3n olduğu, trizomi'ler olarak bilinen hastalıkların doğum öncesinde tesbit edilmesi işmenine dayanan bir testtir.

Bu testle aşağıdaki kromozomların anamolileri tespit edilebilir:
  1. Trizomi 21 (Down sendromu)
  2. Trizomi 18 (Edwards sendromu)
  3. Trizomi 13 (Patau sendromu)

Trizomi Nedir?
İnsanlarda, DNA dizilerinden oluşan ve genetik bilginin taşınmasını sağlayan 23 çift kromozom bulunmaktadır. Trizomilerde ise normalde 2 kopya olarak bulunan kromozomlardan herhangi birisi 3 kopya olarak bulunur.
Trizomi 21 veya Down Sendromu olarak bilinen ve mongolizme neden olan hastalık 21 numaralı kromozomun 3 kopya olarak bulunması sonucunda ortaya çıkar. Tüm doğumsal anomaliler içerisinde en sık görülen hastalıktır. Yapılan çalışmalarda, her 600-800 doğumun 1 tanesinde Down Sendromu saptandığı gösterilmiştir.
Trizomi 18 veya Edward's Sendromu olarak bilinen hastalık genellikle düşük ile sonuçlanır. Canlı doğan gebeklerde ise genellikle ağır kalp hastalıkları ve/veya yaşam ömrünün kısalmasına neden olan başka rahatsızlıklar gözlenir. Ortalama olarak her 5000 doğumda 1 görülür.
Trizomi 13 veya Patau Sendromu olarak bilinen hastalık genellikle düşük ile sonuçlanır. Canlı doğan bebeklerin bir yıldan daha uzun süre hayatta kalma olasılıkları çok düşüktür. Ortalama olarak her 16.000 doğumda 1 görülür.

Günümüzde bu işlem annenin amnion sıvınsından alınan sıvının analizi ile yapılmaktadır. Bu işleme amniosentez denir. Ancak bu işlem girişimseldir (invaziv). Ayrıca %1 de olsa düşük riski vardır.

Buna karşılık, yeni teknoloji ile sadece anneden alınan kan ile bu işlem yapılabilmektedir. Çünkü annenin kanında bebeğin de DNA'sı bulunmaktadır. Anne kanından ayrıştırılan çocuk DNA'sındaki (fetal DNA) koromozomların bulunma oranlarına bakarak bir koromozomda artış olup olmadığı oransal olarak hesaplanabilmektedir.

Piyasada bir çok test bulunmaktadır. Ancak en çok bilineni Harmony Prenatal Test'tir. 11. Tıbbı genetik kongresinde,  harmony testten Sabah Oney beyin  konuşmasını dinleme fırsatım oldu. 19bin kişilik analiz sonuçlarını paylaştı bizlerle. Yakında makalelerininde çıkacağını bahsetti. 38 tane trizomi 21'li hasta olduğunu bunlarında hepsini tespit edebildiklerini söyledi. Ayrıca false pozitif-yani trizomi olmadığı halde trizomi tanısı konmuş vakalarının olmadığını söyledi.

Verdiği rakamları  Seher Başaran ve Gönül Oğur hocalarımız tutarlı bulmadı. %100 başarının mümkün olmadığını söylediler. Şahsen bende 19bin kişilik bir grubta sadece 38 tane trizomi21 olmasını eksik buldum. Zira zaten bu testi yaptıranların çoğu 35 yaş üstü olup trizomi 21 riski yüksek olan hastalar. Sayının daha fazla olmasını beklerdim. Benim aklıma gelense tespit edemedikleri vakaları araştırmadan çıkarmış olabilecekleri. Bu test hakkında yayınlanmış çalışmalar listesini ise buradan bulabilirsiniz.

Sözlük:
  • invaziv: girişimsel olan. Yani bedene bir cihazla müdahale ederek işlem yapmak. Annenin göbek deliğinden bir iğne ile girerek, bebeğin amnion sıvısınden bir miktar  çekmek gibi.
  • non-invaviz: girişimsel olmayan. Vücüda hiç müdahale gerektirmeyen işlem. Kan almak invaziv bir işlem değildir.
  • fetal DNA: anne karnındaki henüz doğmamış bebeğin DNA'sı.
  • prenatal: doğum öncesi
  • maternal kan: anne kanı