Showing posts with label Eğitim. Show all posts
Showing posts with label Eğitim. Show all posts

Sunday, 12 February 2017

Montessori Duyu Eğitimi-Kendin Yap- AY KUMU

Montessori eğitiminde duygu eğitimi önemli yer tutuyor.  Önce duyular sonra zeka geliyor. Burada güzel bir yazı var ilginizi çekiyorsa: https://duyuegitimi.wordpress.com/2015/05/26/montessori-metodunda-duyu-egitimi/

Biz duyu eğitimi için yaptığımız etkinliğimizi anlatılım siz misafirlerimize.

Büyük kız hamur, kum benzeri malzemelerle oynayı çok seviyor. Bir ara baya bir slime araştırması yaptık boraks olmadan. Bir tane denedik hatta biraz oynadı. Sonra hazır slime istedi aldık ama o pek eğlenceli gelmedi ona.

Çünkü kendi yapmak istiyor, dokunmak, koklamak deneyimlemek istiyor.

İnternette dolaşırken şu yazıya denk geldim ve ay kumu fikri güzel geldi bana. Bu aralar kinatic sand'ler de piyasada varken ev yapımı bir kum güzel olur diye düşündüm.

Tarifi aynen uygulayarak yaptık kumumuzu, çok eğlendi kızlar. Büyük tabi daha duyularının bilincinde ne yaptığını beilerek oynadı ama küçük saçtı savurdu :D Ama eminim onun ilk defa deneyimlediği duyular daha fazla idi. Büyüğün unla yağla çok uğraşmışlığı var, poğaça kurabiye hamurlarını ben hiç yoğurmuyorum bile. Ancak bunun içindeki irmik te onun için ilk deneyim oldu. O maddeyi tam bilmiyordu bile.

Oyun esnasında kızım oyun hamurlarını artık beğenmediğini bu kumla oynamanın daha kolay ve eğlenceli olduğunu söyledi. Hatta kendisi yaptığı için çok daha eğlenceli ve üretici olduğunu söyledi :)

Etkinlik için önerilerimiz (kızımın ve benim) şunlar:

  1.  Bence irmik miktarı 3'e 1'den 2 ye 2 olmalı. irmik artarsa kum havası daha fazla olacaktır. Ayrıca hafif pütürlü bir yüzey daha iyi olur kanımca.
  2. Yarım bardak yağ yetmedi bize, tam kalıplı şekiller yapamadık. Örneğin arkadaşın videosundaki dikdörtgen şekli kesme ve kalıp kalıp ayırma olmadı bizde. Kumumuzu buz dolabına koyduk bir poşetin içine koyup. Bir sonraki oynaşımızda biraz daha irmik ve yağ eklemeyi düşünüyorum.
  3. Kızım farklı renklerde yapmak istiyor, ona da bakacağım gıda boyası koysak nasıl bir etki yapar?
  4. Ayrıca sim katmak istiyor bizim kız, bunu da deneyebiliriz.
  5. Bizimki gibi daha küçük bir kardeş varsa(1,5 yaş) yenebilir şeyler koymak lazım. Her ne kadar yenmez o falan desekte bir kaç kez ağızna götürdü. Oda deneyimlemek istiyor, oda haklı :D. Neden sadece dokunayım birde tadına bakayım diyor. Ki aynı deneyimi büyük kızımda yoğurma aşamasında yapmak istedi. Tadına baktı hamurun. Ancak şeker olmadığı için tatsız olduğunu gördü. 
  6. Oyun alanına mutlaka büyükçe bir sofra serin, hatta plastik bir sofra çok daha iyi olur. Dökülen kumlar bizim sofrayı yağ etti resmen. Hem dökülenlerin toplanması plastik bir sofradan daha kolay olur.
  7. Küçük çocuk oynacaksa üst baş batacak haberiniz olsun. Özellikle kış ayları için yünlü bir kıyafet olmasın üstünde. Un ve yağ iyice bulaştı yünlü kıyafete.
  8. Kumu geniş bir tepsiye dökün, aynı kum havuzu havasında oynanıyor, güzel oluyor.
şimdilk bunlar.

İşte bir kaç resmimiz:










Saturday, 11 February 2017

Montessori Egitimi- Mandallar Hayat Kurtarır

Malzememz evdeki mandallar, hemde yumurcakların en çok sevdiği şeyler :D
Okadar çok etkinlik yapılır ki bunlardan, saymakla bitmez bence. İşte benim aklıma gelenler. Amaca grupladım.

  • Alma-koyma-aktarma (1-1,5 yaş)
    1. İlk adım sepetten alma
    2. Yerden sepete toplama
    3. Sepetten başka bir kaba aktarma
  • Gruplama- Eşleme (2 yaş - renk ve şekilleri bilmeksizin)
    1. iki yada daha fazla renk ile grup oluşturma, sonra bir mandal verip hangi gruba gireceğini sorma. Dorğu durumdaki ses efekti ile yanlış duurmdaki ses efekti farklı olacak ve doğru -yanlış bu ses efektı ile verilecek. 
    2. aynı şekilde farklı şekillerde mandallımız var ise 2 yada daha fazla grup oluşturup, yeni mandalın hangi şekil grubuna dahil olacağını bulma
    3. evde daha fazla çocuk var ise her biri için bir renk/yada şekil belirtilir. Mesala biri mavileri biri kırmızıları toplacayak (renkler bilinmediğinden eline kendi renginden bir örnek verilir). Tüm mandallar ortaya atılır, herkesin kendi rengini yada şekil gurubunu toplaması istenir. Bu oyun özellikle paylaşma kavgası olan ortamlarda benim en büyük kurtarıcım. Böylece oyun ile mandalları paylaştırmış oluyorum.
  • Renk- Sayı- Gruplama
    1. Gruplama eşleme kısmındaki tüm oyunlar renk öğrenmede kullanılabilir. Bu durumda renkleri söylemesi beklenir. 
    2. Herbir renk önce söylenir ve gruplaştırılır. Daha sonra sıra ile bir mandal çekilir, rengini doğru söylerse kendi grubuna koyması istenir. Yanlış ise sepete tekrar atılabilir, yada kenara alınır. Oyun sonunda doğru bilinen mandallar sayılır. Böylece hem renk hem sayı kavramı öğretilir. İlk başta her bir renk grubunda 3 mandal sonra 5 mandal sonra 10 mandal olacak şekilde oyun çocuğun gelişimi ile birlikte geliştirilebilir.

Montessori Eğitimi Alma-Koyma-Aktarma Çalışmaları

http://www.jaletezer.k12.tr/
Bir çok yerde denk geliyorum Montessori eğitimi ve uygulamalarına. Aslında çok abartılacak bir şey değil. Temel de bir uygulama olmaksızın çocuğun kendi kendine yaptığı şeyleri kapsıyor . Ben hiç bir çaba sarft etmeden kızımın yaptığı şeyler  bunu gösteriyor. Aşağıdaki gözlemlerimi sizde kendi çocuğunuzda gözlemlemişsinizdir bana hak vereceksiniz.

Ancak bir şeyin tam ve doğru öğrenilmesi  için tekrar ve pekiştirme çok önemli. İşte bu noktada Montesssori eğitimleri kavramı önem kazanıyor. Temel çıkış noktası öğrenmeyi hayatın bir parçası yapmak.

Ben özel olarak bir aktivite yapmadım büyük kızımd zira ozamanlar pek bilmiyordum da. Son dönemlerinde  öğrendiğimde ise yaptığım bir çok şeyin Montessori eğitimi kapsamına girdiğini görmüştüm.

Küçük kızıma biraz daha bilinçli bir şekilde yaptırmayı ve burada paylaşmayı düşünüyorum.

Bu eğitimde en temel işlemlerden biri de alma-koyma-bir kaptan bir kaba aktarma diyebiliriz.
Bu konuda gözlemim şöyle: Kızım 16 aylık.
  • 1 yaş öncesinde bir kaptan alma yapabiliyordu, oyuncakları sepetten alm, çekmece boşaltma gibi
  • 12-14 ay cıvarı çok güzel bulaşık makinası boşaltmaya başladı. Tabakları alıyor bana veriyor. Biraz alıştıktan sonra direk masaya dikkatlice koymaya başladı. Artık tabakları iki iki bile alıyor. Birde her alıştan sonra afferiii demeye çalışması ise artısı :)
  • 12-14 aydır bir kaba doldurma yapabiliyor. Çamaşır mandallarını sepete doldurma ile başladı. Her çocuğun ilk oyuncağıdır mandallar :D.
  • Bu aralar bardaktaki suyu bitirip içine ekmek, çorap, mandal doldurmaya başladı. Bu arada suyu bardaktan içmek te montessori eğitimi içinde imiş :) 
  • Henüz kaplar arası aktarma gözlemlemedim sanırım, yani doğal olarak gerçekleşmedi. Belki iki eş kap koysam ve göstersem hemen yapabilir sanırım.
  • 16 ay civarı plastik küçük su şişesinden bardağa su doldurmak istiyor. Ko ko ko diye de anlatmaya çalışıyor. Şişeye az su koyup buyuk bir vardak verilirse bu arzusunu yerine getrimesi mümkün. Dökülsede zaten az,  okadar da olacak artık.


Tabi en önemli kısım bilinçli bir şekilde neler yapılabilir ve çalışan anne olarak az zamanda çok iş nasıl yapılır.

Bu konuda tecrübelerim:
  1. Çorap çiftleri birleştirilip top haline gelince alıp sepete koyma, hatta zamanla sepete basket atmaca yapılabilir. Büyük kızım çok zevk alırdı bundan. Hatta çorapları sırf bu yüzden eşleştirmeme yardım ederdi. Bende bir taşla iki kuş vururdum: hem basket atma çalışması hem eşleştirme. Tabi diğer açıdan iki kuş da var: hem onunla eğlenceli vakit geçirme hem işini yapma

Tuesday, 1 November 2016

Hikaye Uydurma Oyunu

6 yaşındaki kızımın 3-4 yaşlarında en sevdiği şeydi yatarken küçük bir hikaye uydurma oyunumuz. Genelde çok kısa olurdu 3-5 cümlecik. Bir tane ben bir tane o uydururdu.

Hikayelerle istediğiniz her şeyi anlatabilirsiniz çocuklara. Sadece anlatmak mi birde onun içindekini keşfetmek var :)

Ben anlattığımda yaşadığımız sorunları, vermek istediğim duyguyu ve ya değer yargısını içeren bir hikayecik kurardım. Kahramanı bazen bir hayvan bazen bir çocuk olurdu. Bazen adı kendi adı olsun isterdi, bazen de bu benmiyim derdi :)

Kendisi anlattığında bazen benimkine çok benzer olurdu, bazen bambaşka. Aynısı anlattığında bile onun için bir gelişme vardı, dinleğini kendi cümleleri ile başkasına aktarmak. Yeni bir hikaye ise bana onun iç dünyasını açardı.

Hımm çok özlemişim, şimdi yazınca fark ettim. Sanırım ikinci kız koparmış ilişkimizi ilk göz ağrımla :((

Hikayelerin çocuğumuza katkısını bir de uzman gözüyle dinlemek isterseniz devam edin  :)


Hikayelerin çocuğun gelişimindeki önemi- Pakolino Blog


3-7 yaş grubu çocuklar için hikaye dinlemek ya da onun bir hikaye anlatmasına fırsat vermek gelişimi açısından son derece önemlidir. Bu hafta sizlerle hikayelerin çocuğun hayatındaki öneminden ve faydalarından bahsetmek istiyoruz.


-Kitap okumak, hikaye anlatmak çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal ve dil gelişiminde önemli bir yer tutar.

-Aynı zamanda iyi bir eğitim aracıdır.

-Çocuğun yaratıcılığını, hayal gücünü ve zihinde canlandırma gibi becerilerini geliştirir.

-Çocuğun iç dünyasında yaşadıklarını, dış dünyaya aktarabilmesini sağlar.

-Sınırlı hayat tecrübelerini zenginleştirir ve dış dünyanın gerçeklerine hazırlar.

-Geliştirmekte olduğu değer yargılarının, zihninde netleşmesine yardımcı olur.

-Çocuk nasıl kitap okunduğunu, sayfaları çevirmeyi, kitabı yırtmamayı öğrenir.

-Kelime hazinesi gelişir.

-Çocuğun dinleme, anlama, anlatma ve odaklanma gibi yetenekleri gelişir.

-Çocukla anne-baba arasında iletişimin güçlenmesine yardımcı olur.

-İnsanları, hayvanları tanımayı ve sevmeyi öğrenir.

-Sevme, anlama, saygılı olma, paylaşma gibi birçok kavramı öğrenir.

-İleride okuma alışkanlığı kazanabilmesi için önemlidir.


Uzm. Psk. Melis Özmen


Sunday, 7 December 2014

Sorunlu Çocuk Yetiştirmenin Kuralları- Doç. Dr. Şafak Nakajima

Modern hayat, aileleri küçültmekle kalmadı. 
 
Aile içi iktidar da el değiştirdi. 
 
Üstelik gözle görülür bir darbe olmaksızın iktidar, eski sahiplerinin kendi istek ve yoğun çabalarıyla, yeni sahiplerine teslim edildi.
 
Anne ve babalar, kral ve kraliçelik tahtlarını çocuklarına devredip, genç prens ve prensesleri, evin mutlak hâkimi ilan ettiler.
 
İlk zamanlar, geçmişin despot ve hoşgörüsüz ebeveyn modeline oranla bu yeni, çocuk merkezli model, bir devrim gibi algılandı.
 
 
Ama her devrim gibi bu devrim de, önce kendi evlatlarını yedi.
 
Yaşam deneyimi, bilgi birikimi, saygı, sabır, davranış kontrolü, odaklanma konularında son derece yetersiz olan bu genç monarklar, hem yönettikleri aileleri, hem de restoranda, markette, tatilde veya komşu olarak onların yakınlarında bulunma talihsizliğine uğrayan başka insanları; giderek de toplumu mahvetmeye başladılar.
 
Yeni düzende, kuralları çocuklar belirler oldu.
 
Ebeveynler, bu küçük yöneticilerin her istediklerini, hatta çoğu kez istediklerinden de fazlasını yapıp, neden hala onlara yaranamadıklarına şaşan ve kellesinin gitmesinden korkan sultan dalkavuklarına dönüştü.
 
En ufak bir kural koyma veya cezalandırmanın, çocuğu ruh hastası yapacağına o denli inandırıldılar ki; çocuğun kontrolsüz bir davranışında, yanılıp da yan gözle baktılarsa, hemen özür dileyip aynı gün, ''kalıcı hasarları'' nasıl giderebileceklerini öğrenmek için pedagoglara koştular. 
 
Zarar, çevreleriyle sınırlı kalmadı.
 
Çocukların kendilerini de yaktı.
 
Birçoğuna dikkat eksikliği tanısı kondu.
 
Kalp çarpıntısından, bağımlılık yapmaya kadar varan sayısız yan etkiye sahip ilaçlarla ''tedavi edilmeye'' başlandılar.
 
Kontrolsüz bir biçimde çocuğun kullanımına sunulan, hatta bazen beraber vakit geçirmek yerine oyalanmaları için bilerek önlerine oturtuldukları televizyon ve bilgisayar gibi modern araçlar, vahim durumu, dayanılmaz noktalara taşıdı.
 
Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırılmadı. 
 
Yaratıcılık ve sosyal beceriyi geliştiren aktiviteler terk edildi.
 
Bu çocuklar şimdilerde hızla, mutsuz, tatminsiz, sürekli canı sıkılan ve uzun süreli ilişkiler kuramayan gençler haline geliyorlar.
 
Çözüm olarak sunulan tedavilerinse, büyük bir bölümü yanlış.
 
Yaşananları bir hastalık kategorisine sokup ilaçlarla tedavi etmek yerine, ailelerin bilinçlendirilmesi gerekiyor.
 
Houston Texas Polis Departmanı’nın ilkin 1959 yılında yayınladığı ve yenilenerek bugünlere gelen 12 maddelik bir listesi var.
 
Bu liste, sorunlu ve suça eğilimli çocuk yetiştirmenin kurallarını yazıyor.
 
Ekonominin yanı sıra, giderek değerlerin de küreselleştiği günümüz dünyasında, ülkemiz için de çok anlamlı olduğunu düşünerek, bu listeyi yazıma almaya ve sizlerle paylaşmaya karar verdim.
 
Sorunlu Çocuk Yetiştirme Kuralları
 
1. Bebekliğinden itibaren, çocuğunuz ne isterse yapın! Böylece o, tüm dünyanın ona bir şeyler borçlu olacağına inanacaktır.
 
2. Ağzından kötü sözler çıktığında, bu duruma gülün! Bunun, kendisini sevimli kıldığını düşünecektir.
 
3. Ona hiçbir manevi değer kazandırmayın! Bırakın büyüyünce, kendi kendine geliştirsin!
 
4. Yanlış işler yaptığında onu uyarıp sakın ''hata yaptın'' demeyin! Bunu yaparsanız, suçluluk kompleksi geliştirebilir. Büyüdüğünde, suç işlediği zaman, herkesin ona ''karşı olduğunu'' ve toplumun haksız yere onu cezalandırdığını düşünecektir.
 
5. Döküp saçtıklarını hep siz toplayın! Bu onun, sorumluluklarını hep başkalarının üstüne yıkmayı öğrenmesine yardımcı olacaktır.
 
6. Komşular, öğretmenler ve polisle bir sorun yaşandığında, hep çocuğunuzun tarafını tutun! Böylece, herkesin ona karşı ''önyargılı'' olduğunu kavrasın!
 
7. Çocuğun önünde devamlı kavga edin. Bu onun, aileniz parçalandığında, büyük bir şok yaşamasını engelleyecektir.
 
8. Çocuğunuza bol bol para verin ki, para kazanmanın anlamını öğrenmek zorunda kalmasın!
 
9. Yiyecek, içecek ve tüketim konusunda her tutturmasında, ona istediğini alın! Sabırla beklemek gibi bir deneyimi tatmasın!
 
10. Eline geçirdiği her tür kaynağı okumasına ve istediği her tür müziği dinlemesine izin verin! Aman dikkat edin, çocuğun kullandığı kap kacak temiz, hatta steril olsun! Varsın beyni, çöp kutusuna dönsün!
 
11. Başı derde girerse, ''onunla beraber hiçbir şey yapamadım'' diyerek kendinizden özür dileyin!
 
12. Kendinizi, sıkıntı, üzüntü ve sorunlu bir hayata hazırlayın! Çünkü buna ihtiyacınız olacak!
 
kaynak: http://www.safaknakajima.com/yazidetay.aspx?Id=74 

Saturday, 30 August 2014

Çocuk Dergisi Seçimi

Bizim kuzu için ara ara çocuk dergisi alıp aktivitelerini yapıyorduk. Ancak bunun sürekli olması gerektiğini, çocuğun dergi alma, okuma alışkanlığı kazanması gerektiğini düşünüyordum. Bir taraftanda sabit bir dergi mi olsun diye düşünüyordum.

Tabi bir sürü çocuk dergisi var, seçim yapmak zor oluyor.

TRT Çocuk da izlediği çigi filmler dolayısı ile Pepee yada TRT çocuk dergileri olabilir diye düşünüyordum. Birde daha bilimsel içerikli olan TÜBİTAK'in Meraklı Minik dergisi var.

Meraklı Minik'i  inceleyince bunu daha çok beğendim ve 1 yıılık abone oldum.  Dergide hoşuma giden yerleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Diğer taraftan  Pepee anne bölümünde de çok güzel şeyler oluyor. Belki ilerde iki dergi birden alınabilir.




Thursday, 23 January 2014

Abaküs-Soroban- Zihinsel (Mental) Aritmetik

Matematik'i kolaylaştırcak, sevdirecek bir yöntem olduğu söyleniyor.

Şu siteleri biraz inceledim. Yalnız ayrıntılı bir inceleme yapmak gerekiyor. 



Şuan kızım bu eğitim için küçük olduğundan ve benimde doktora tezden vakit bulamamamdan dolayı bu incelemeyi sonraya bırakıyorum :(

Yalnız varsa fikri, tavsiyesi olan beklerim. Çünkü çok mantıklı geliyor .

Ayrıca bir ara şu oyunları da incelemeyi düşünüyorum. Kız giydirmece, bebek yıkmaca, balon patlatmacadan daha iyidir :)


------------------------------------

Zihinsel (Mental) Aritmetik

Mental Aritmetik’te "abaküs sistemi" ile kullanıcılar zihinde bir abaküs görselleştir ve hesaplamalar zihinden yapılır. Hiçbir fiziksel abaküs kullanılmaz, sadece cevaplar aşağı yazılır.
Mental Aritmetik günümüzde; Çin, Singapur, Güney Kore, Tayland, Malezya ve Japonya’da kullanılır. Bu sistemin faydaları arasında, zihinsel kapasiteyi geliştirmek, tepki hızı kazandırmak, hafıza gücü ve konsantrasyonu artırmayı sayabiliriz.
Japonya, Çin ve Güney Kore’de bir çok günlük abaküs kullanıcısı vardır fakat bu kullanıcılar bir yandan da Anzan yöntemi ile Mental Aritmetik yeteneği kazanmak için çaba sarf ederler. Sağ beyin lobu hesaplama yaparken artan EEG aktivitesi ölçülmüştür.
Standart abaküs, toplama, çıkarma, bölme ve çarpma, karekök almak için kullanılabilir. Ancak Soroban ve Anzan çalışılarak Mental Aritmetik’te bu işlemleri zihinden yapabilicek seviyeye gelinebilir.

kaynak: http://www.sorobandunyasi.com/mental_aritmetik.html