Bende ilk defa duydum :D
Bizim 14 aylık küçük bir kaç akşamdır yer beğenemiyor, bir oraya bir buraya atıyor kendini yatakta :( Sabah baktım kulağı akmış ve kulağını elletmiyor. Burun akıntısı da var. Bu arada diş de çıkarıyor. Bize doktor yolu gözüktü yine.
Doktorumuz muayene etti ve kulak nezlesi olmuş dedi. Bir yaşıma daha girdim.
Tabi bademciklerde şişmiş, aldık antibiyotiğimizi geldik eve.
Kulak nezlesi (efizyonlu otitis media) orta kulakta yapışkan sıvı toplanması imiş. Genelde iki yaş civarında görülürmüş. . Kulakta biriken sıvı ses titreşimlerinin iletilmesini engelliyormuş. İleri derece durumlarında işitme kaybı da olabilirmiş.
Bu arada ben devit ve demir vermeyi bırakmıştım. Gerçi demiri neredeyse hiç vermedim. Doktor artık 1 yaşından sonra da devam ediyoruz vitaminlere dedi ve multivitamin bir ilaç yazdı adını hatırlamıyorum. Ancak eczane de yokmuş, eşdeğeri POLİVİT verdiler. Kontrolde sordum doktora sizin yazdığınız yok diye. Evet biliyorum ama benim ilaç seçim kısmımda da başkası yok mecbur onu yazıyorum dedi. Burda bir iş dönüyor ama bende anlamadım :)
Showing posts with label Bebek. Show all posts
Showing posts with label Bebek. Show all posts
Tuesday, 31 January 2017
Tuesday, 10 November 2015
Yenidoğan-Pişik
Bir türlü geçiremediğimiz bir pişikle mücadele ettik.
Önce Bepanthol kullandık. Etki etmeyince travacort ve hametan krem kullandık.
Kuzenim naturalive pişik kremini önerdi. Bu biraz yumuşattı.
Sonra aile hekimimiz sırayla şunları önerdi: Desitin mor tüp, silverdin, travazol.Travazol kanamlı noktacıkları azalttı ama tamamen bitirmedi. Zaten kartizol içerikli olduğu için uzun süre kullanamadık.
Teyzem bir alman kremi verdi, o hep çocuklarına onu kullanırmış. Oda biraz hafifletti gibi ama geçirmedi.
Hepsini denedik :) bir çare olmadı.
Sonunda çocuk doktorumuz cildiye ye sevketti. Doktor çinko eksikliği olan bebeklerde görürüz biz bu tabloyu dedi. Bunun için tahil istedi. Neyseki sonuç negatif çıktı.
Tedavi için zalain, fucidin,hematan krem ve emovate kremlerini karıştır sabah akşam sür dedi. Her bez değişiminde ise Desitin yada Desitin ve naturalive pişik kremi ile hametan pomat sür dedi. Desitin ve naturalive pişik kremi benzer içeriğie sahip. Çinko içerikli bu kremler bir bariyer oluşturuyor bebeğin poposunda ve idradın direk cilde değmesini önlüyor.
3 günde bir gelişme olmadığı gibi kabarıklıkta arttı. Tekrar doktora gittik. Emovatekaldırıp yerine M-furo verdi. Ayrıca her bezlemede kullandığımız hametan pomat ta kullanmayın dedi.
Bu tedavi sonrasında çok şükür bir düzelme gördük.
Sonuç: inatçı bir pişik varsa cildiye doktoruna git :D
Bu arada doktor bu kız bizi çok uğraştıracak allerjik bir cildi var dedi. Alışkınız doktor bey bende allerjik bir kız daha var dedim :)
Önce Bepanthol kullandık. Etki etmeyince travacort ve hametan krem kullandık.
Kuzenim naturalive pişik kremini önerdi. Bu biraz yumuşattı.
Sonra aile hekimimiz sırayla şunları önerdi: Desitin mor tüp, silverdin, travazol.Travazol kanamlı noktacıkları azalttı ama tamamen bitirmedi. Zaten kartizol içerikli olduğu için uzun süre kullanamadık.
Teyzem bir alman kremi verdi, o hep çocuklarına onu kullanırmış. Oda biraz hafifletti gibi ama geçirmedi.
Hepsini denedik :) bir çare olmadı.
Sonunda çocuk doktorumuz cildiye ye sevketti. Doktor çinko eksikliği olan bebeklerde görürüz biz bu tabloyu dedi. Bunun için tahil istedi. Neyseki sonuç negatif çıktı.
Tedavi için zalain, fucidin,hematan krem ve emovate kremlerini karıştır sabah akşam sür dedi. Her bez değişiminde ise Desitin yada Desitin ve naturalive pişik kremi ile hametan pomat sür dedi. Desitin ve naturalive pişik kremi benzer içeriğie sahip. Çinko içerikli bu kremler bir bariyer oluşturuyor bebeğin poposunda ve idradın direk cilde değmesini önlüyor.
3 günde bir gelişme olmadığı gibi kabarıklıkta arttı. Tekrar doktora gittik. Emovatekaldırıp yerine M-furo verdi. Ayrıca her bezlemede kullandığımız hametan pomat ta kullanmayın dedi.
Bu tedavi sonrasında çok şükür bir düzelme gördük.
Sonuç: inatçı bir pişik varsa cildiye doktoruna git :D
Bu arada doktor bu kız bizi çok uğraştıracak allerjik bir cildi var dedi. Alışkınız doktor bey bende allerjik bir kız daha var dedim :)
Yenidoğan- Pamukçuk
Bebeğin ağzını kaplayan beyaz bir tabaka pamukçuk olarak adlandırılıyor. Candida albicans denilen bir mantar türünün sebep olduğu bir hastalıktır. Yenidoğanlarda sıkça görülür.
Halk arasında bu beyazlıkların karbonat/karbonatlı su ile silinmesinin iyiliştirici etkisi olduğu düşünülüyor. Bazen karbonat bebeğin ağzını kanatıyor. Annem eskiden biz hep silerdik diyor :)
Şimdilerde Mikostatin adlı sıvı bir ilaç veriyor doktorlar. Bebğin ağzına dokülen sıvı resmen kıvırıyor bebeğin ağzını :( . İlaca pamukçuk başlarbaşlamaz kullanılırsa çok çabuk geçer. Ancak tüm ağza yayılmış (dil,damak,dudak,yanak içi) ise tedavi daha uzun sürebilir.
Birde sebep olan mantarın emzirem dolayısı ile annenin memğine yayılması durumuda vardır. İlacın hem annein memsinde hem bebekte tamamen geçene kadar kullanılmalıdır diyor uzmanlar.
Ancak uzmanlarında ne dediği belli değil diyeceğim şimdi :D
Aşağıdaki adreste eğer cevap verenlerin hepsi doktorsa baya bir çelişki var cevaplarda. Hangisine inanacağız bilemiyorum. Kimi doktorda karbonat kullanmayın diyor.
http://www.doktorumonline.net/mid/danismahatti/c/8/id/84631/Bebekte_pamukcuk.htm
Halk arasında bu beyazlıkların karbonat/karbonatlı su ile silinmesinin iyiliştirici etkisi olduğu düşünülüyor. Bazen karbonat bebeğin ağzını kanatıyor. Annem eskiden biz hep silerdik diyor :)
Şimdilerde Mikostatin adlı sıvı bir ilaç veriyor doktorlar. Bebğin ağzına dokülen sıvı resmen kıvırıyor bebeğin ağzını :( . İlaca pamukçuk başlarbaşlamaz kullanılırsa çok çabuk geçer. Ancak tüm ağza yayılmış (dil,damak,dudak,yanak içi) ise tedavi daha uzun sürebilir.
Birde sebep olan mantarın emzirem dolayısı ile annenin memğine yayılması durumuda vardır. İlacın hem annein memsinde hem bebekte tamamen geçene kadar kullanılmalıdır diyor uzmanlar.
Ancak uzmanlarında ne dediği belli değil diyeceğim şimdi :D
Aşağıdaki adreste eğer cevap verenlerin hepsi doktorsa baya bir çelişki var cevaplarda. Hangisine inanacağız bilemiyorum. Kimi doktorda karbonat kullanmayın diyor.
http://www.doktorumonline.net/mid/danismahatti/c/8/id/84631/Bebekte_pamukcuk.htm
Friday, 19 September 2014
El-ayak-ağız-popo hastalığı, Koksaki virüsü
EL-AYAK-AĞIZ HASTALIĞI NEDİR?
Coxsackie virüsünün yol açtığı, ağız içerisinde, el ve ayakta ve de popo bölgesinde döküntülerle kendini gösteren hastalığa EL-AYAK-AĞIZ HASTALIĞI ismi verilir. Hastalık aniden ateş, boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü ve ağız içerisinde döküntülerle başlar. Döküntüler içleri su toplayan kabarıklıklar şeklindedir ve dudak, dil, diş etleri ve yutak bölgesinde görülürler. Benzer döküntüler el ayasında, ayak tabanında ve popo bölgesinde de ortaya çıkar. El-ayak-ağız hastalığı el ayası ve ayak tabanında döküntüye yol açan nadir hastalıklardan birisidir. Hastalık belirtileri 1 hafta içerisinde kendiliğinden geriler. El-ayak-ağız hastalığı en sık çocuklarda gözlenir ve kreş ve okul ortamında çocuklar arasında kolaylıkla yayılır.
kaynak: www.ansiklopediatri.com/goster.asp?dil=tr&terim=800
El ayak-ağız-popo (popoyuda ekliyorum çünkü bizde en önce ve ençok burada yara vardı) hastalığı maceramız:
Bizim kuzu hafif atlattı diyelim, bir gecelik ateş, az bir yara. Az diyorum çünkü kuzenimin oğlunun ayaklarının yaralarını görseniz içiniz parçalanır. İçleri sulu dolu, koca koca ve tüm ayağı sarmış. Aynı şekilde ağzı içi ve çevresi. Ki bu aktif halde 1 hafta sürdü. Bizimki çabuk söndü. Ancak halen (2 haftaya yakın oldu) yaralar tam iyileşmiş değil.
Bu hafta bizim kreşte baya bir çocuğa aynı şikayetlerle el-ayak-ağız hastalığı tanısı kondu. Kreşimiz genel temzilik ilan edip, tüm aoyuncakları ve mekanları temizletti. Bu arada bulaşıcı olduğundan teşhis konulanlar okula gelmiyor ama bizim gibi teşhisi geç konulanlar halen virüsü yaymaya devam ediyor olabilir. B
Sonuç olarak;
herkese geçmiş olsun...
Coxsackie virüsünün yol açtığı, ağız içerisinde, el ve ayakta ve de popo bölgesinde döküntülerle kendini gösteren hastalığa EL-AYAK-AĞIZ HASTALIĞI ismi verilir. Hastalık aniden ateş, boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü ve ağız içerisinde döküntülerle başlar. Döküntüler içleri su toplayan kabarıklıklar şeklindedir ve dudak, dil, diş etleri ve yutak bölgesinde görülürler. Benzer döküntüler el ayasında, ayak tabanında ve popo bölgesinde de ortaya çıkar. El-ayak-ağız hastalığı el ayası ve ayak tabanında döküntüye yol açan nadir hastalıklardan birisidir. Hastalık belirtileri 1 hafta içerisinde kendiliğinden geriler. El-ayak-ağız hastalığı en sık çocuklarda gözlenir ve kreş ve okul ortamında çocuklar arasında kolaylıkla yayılır.
kaynak: www.ansiklopediatri.com/goster.asp?dil=tr&terim=800
El ayak-ağız-popo (popoyuda ekliyorum çünkü bizde en önce ve ençok burada yara vardı) hastalığı maceramız:
- Pazartesi: Gecen haftaya 4 saate bir ilaç ile ancak kontrol altına alınabilen yüksek ateşli bir gece ile başladık.
- Salı: Ertesi sabah sağlık ocağına gittik. Doktor boğazda kızarıklık var antibiyotik başlayalım dedi. Birazda kansız mı sanki dedi. Birde kan ilacı yazdı. Hay aksi tam bugüne mi gelir, bizim kuzunun doğum günü bugün ve yıllık resim çektirme seramonimizi yapmamız lazım :) Neyse ben kuzu teyzeme bıraktım ve işe gittim. Ateşi gece bigi yüksek değildi, gün içinde de çok yükselmemiş. Sonrasında yüksek ateş görmedik. Ancak o gece bir saatte bir uyandı yavru. Ağzım ağrıyor diye ağladı. Hiç bir anlam veremedim.
- Çarşamba: Ertesi gün (çarşamba) okula gitti, doğum günü partisine pastneden pasta aldık, çocuklar yediler.
- Perşembe: sabah bi baktım bizim kızım poposu, kimisi isilik kimisi sivilce gibi iltihaplı ve cevresi kıpkırmızı yaralarla dolu. Eyvah dedim yediği pasta dokundu, allerjisi azdı. Başladım allerji kremlerini sürmeye. Birde ayağımın altında yara var üstüne basamıyorum demesin mi! baktım gerçekten bir kızarıklık var. Dedim heralde sinek ısırdı.
- Cuma: Artık kuzunun hertarafında (kolunda, bacağında, ağzının kenarlarında) az az var bu yaralardan. Ama poposu tamamen kaplı. Ancak çok uzun sürmeden hemen kabuk bağladılar.
- Pazar: Bizim kuzenin oğlunun vucüdünda kızarıklıklar gördük. (Salı gününü bizim kuzu bu kuzeniyle geçirdi). 3 gündürde düşmeyen yüksek ateşi vardı ve diş çıkarıyordu. Doküntüleri görünce doktoa gittik. Bari dedim gitmişken bende kızı götüreyim, bakalım gerçekten allerjiden mi o yaraları. Doktor direk koksaki virüsü dedi. Bizim kuzuyuda görünce virüsü siz bulaştırmışsınız dedi :D Bualşıcılık evremizi geçtiğimiz için kreşe gidebilirsiniz dedi ancak biz zaten ilk günden gitmeye devam ettiğimiz için yeterince bulaştırmışızdır zaten :). Tabi muhtemelen bizde ordan aldık.
![]() |
| bizim kuzunun kabuk bağlamış yaraları |
![]() |
| yeğenin aktif yaraları |
Bu hafta bizim kreşte baya bir çocuğa aynı şikayetlerle el-ayak-ağız hastalığı tanısı kondu. Kreşimiz genel temzilik ilan edip, tüm aoyuncakları ve mekanları temizletti. Bu arada bulaşıcı olduğundan teşhis konulanlar okula gelmiyor ama bizim gibi teşhisi geç konulanlar halen virüsü yaymaya devam ediyor olabilir. B
Sonuç olarak;
- koksaki virüsü el-ayak-ağız hastalığına sebep olan bir virüs imiş.
- Genelde hijyen problemin olduğu yerlerde olurmuş. Ellerin sık yıkanmamasından kaynaklanırmış.
- Aslında bizim örneğimizde olduğu gibi yaralar popoda da çıkarmış ama nedense hastalığın adında yer almamış :)
- Yaraları suçiçeğine benzeten doktorlar olurmuş, ancak suçiçeği genelde saçlı deri çevresinde çıkarmış ve asla el-ayakta çıkmazmış. bu durumda dedektif annelik rolu çok önem kazanıyor :)
- 5 yaş altını etkileyen bir hastalıkmış, korkmayın anne-babaya bir etkisi yokmuş.
herkese geçmiş olsun...
Monday, 8 April 2013
Bebekler ve Yürüme Çağındaki Çocuklar İçin Eğlendirici ve Eğitici Etkinlikler- Caroline Young
| Bebekler ve Yürüme Çağındaki Çocuklar İçin Eğlendirici ve Eğitici Etkinlikler - Caroline Young |
Yazar : Caroline Young
Tür : Eğitim
Yayınevi: TUBITAK
Sayfa : 124
Ek özellik:
Açıklama:
Çocuklar yaşamlarının ilk iki yılında hayatlarının başka hiçbir döneminde olmadığı kadar çok şey öğrenir. İşte bu nedenle çocukların bakımını üstlenen herkesin onların gelişiminde çok önemli rolü vardır. Bu rehber kitapta çocukların iki buçuk yaşına erişene kadar geçtikleri tüm aşamalara uygun çok sayıda etkinlik ve oyun önerisi bulacaksınız.
Yorum:
0-2,5 yaş arası çocuklar için yazılmış. Dönemsel gelişimler hakkında bilgi vermekle birlikte, neler yapaılabileceğine dair küçük ipuçları veriyor. Bol resimli, hoş bir anne kitabı :)
Etiketler:
Annenin Kitaplığı,
Bebek,
Eğitici Kitaplar,
Kitaplar
Friday, 10 August 2012
Tasarımı Güzel Bebek Arabaları
İngiltere de baya değişik bebek arabaları dikkatimi çekti.
Büyük çocuk-küçük çocuk için alt üst kısımlar. Büyük çocukğun ayakta gideceği bölümü olan vs vs.
Gayet hoştu yani...
Büyük çocuk-küçük çocuk için alt üst kısımlar. Büyük çocukğun ayakta gideceği bölümü olan vs vs.
Gayet hoştu yani...
Thursday, 7 June 2012
Bebek Beslenme Planı
4 Aylık Bebek Beslenme Planı
|
Öğünler
|
Anne Sütü
|
Mama
|
|
1
|
Anne
Sütü
|
Formül
mama
|
|
2
|
Anne
Sütü
|
Formül
mama
|
|
3
|
1 çay
bardağı yoğurt
Meyve
püresi
|
1 çay bardağı yoğurt
Meyve püresi
|
|
4
|
1 küçük
kase
sebze çorbası |
1 küçük
kase
sebze çorbası |
|
5
|
Anne
Sütü
|
Formül
mama
|
|
6
|
Anne
Sütü
|
Formül
mama
|
Bu
ayda bebeğinize başlayacağınız ek besinler yoğurt, meyva püresi ve sebze
çorbasıdır.
Bu
ayda bebeğinizi 4 saat aralıklarla yaklaşık 6 kez besleyiniz.
Yoğurt
hazırlanışı : 1 çay bardağı kaynayıp el değebilecek sıcaklığa gelmiş süt 1 çay
kaşığı yoğurt ilave edilip, kımıldatmadan üzeri örtülerek 3-4 saat bekletilir.
Meyva Suyu-Püre Hazırlanışı : Mevsimine göre elma, şeftali,
portakal, mandalina gibi meyveler yıkanıp soyularak rendelenip suyu çıkarılır.
Meyve püre ise rendelenmiş meyvenin süzülmemesi ile elde edilir. Meyveler taze
olarak verilir, hazırlandıktan sonra bekletilmez.
Mama Hazırlanışı : Önerilen mamayı 30 cc’ye 1 ölçek olacak
şekilde kaynatılıp ılıtılmış suya ilave ederek çalkalanır.
Sebze Çorbasının Hazırlanışı : 1 su bardağı mevsimlik
sebze, yarım orta boy patates, yarım su bardağı havuç yıkanır.
Pişmeye yakın doğranır
1 yemek kaşığı tahıl (pirinç, şehriye, erişte, makarna)
eklenir
Tencere kapalı olarak pişirilir
Süzgeçten geçirilir, haşlama suyu dökülmez
1 tatlı
kaşığı yağ ilave edilir.
5 Aylık Bebek Beslenme Planı
|
Öğünler
|
Anne Sütü
|
Mama
|
|
1
|
Kahvaltı
|
Kahvaltı
|
|
2
|
Anne Sütü
|
Formül mama
|
|
3
|
1 küçük kase Sebze çorbası
|
1 küçük kase Sebze çorbası
|
|
4
|
1 çay bardağı yoğurt
Meyve Püresi
|
1 çay bardağı yoğurt
Meyve Püresi
|
|
5
|
Anne Sütü
|
Formül mama
|
|
6
|
Anne Sütü
|
Formül mama
|
Bu ayda 4. ay beslenme planınıza ilave olarak
başlıyacağınız ek besinler kırmızı et, tavuk ve kahvaltıdır.
Bu ayda bebeğinizi 4 saat aralıklarla yaklaşık 6 kez
besleyiniz.
Kahvaltı Hazırlanması : 1 adet meyva püre, 1 yumurta
sarısı,1/2 ince dilim ekmek içi veya 3-4 bisküvi 2 çay kaşığı pekmez, 1 tatlı
kaşığı akşamdan ıslatılıp tuzu alınmış peynir veya çökelek beraber ezilir.
Yoğurt hazırlanışı: 1 çay bardağı
kaynayıp el değebilecek sıcaklığa gelmiş süt 1 çay kaşığı yoğurt ilave edilip,
kımıldatmadan üzeri örtülerek 3-4 saat bekletilir.
Meyve Suyu-Püre Hazırlanışı:
Mevsimine göre elma, şeftali, portakal, mandalina gibi meyveler yıkanıp
soyularak rendelenip suyu çıkarılır. Meyve püre ise rendelenmiş meyvenin
süzülmemesi ile elde edilir. Meyveler taze olarak verilir, hazırlandıktan sonra
bekletilmez.
Sebze Çorbasının Hazırlanışı: 1 su
bardağı mevsimlik sebze, yarım orta boy patates, yarım su bardağı havuç
yıkanır.
Pişmeye yakın
doğranır.
1 Bir köfte kadar
haşlanmış kıyma veya tavuk eti, yemek kaşığı tahıl (pirinç, şehriye, erişte,
makarna) eklenir.
Tencere kapalı olarak
pişirilir.
Süzgeçten geçirilir,
haşlama suyu dökülmez.
1 tatlı kaşığı yağ
ilave edilir.
Mama Hazırlanışı:
Önerilen mamayı 30 cc’ye 1 ölçek olacak şekilde kaynatılıp ılıtılmış suya ilave
ederek çalkalayınız.
6 Aylık Bebek Beslenme Planı
|
Öğünler
|
Anne Sütü
|
Mama
|
|
1
|
Kahvaltı
|
Kahvaltı
|
|
2
|
1 Su Bardağı Yoğurt
Meyve
Püresi
|
1 Su Bardağı Yoğurt
Meyve Püresi
|
|
3
|
Kıymalı sebze çorba
veya sebze yemekleri
veya kurubaklagil püre ilave
edilmiş
tahıl çorbaları
|
Kıymalı sebze çorba veya
sebze yemekleri veya
kurubaklagil püre ilave edilmiş
tahıl çorbaları
|
|
4
|
Anne
Sütü
|
Formül mama
|
|
5
|
Anne Sütü
|
Formül mama
|
Bu ayda 5. ay beslenme planınıza kurubaklagil, çorba ve
püreleri ve tahıl çorbaları ilave ediniz.
Bu ayda 5 saat aralıklarla yaklaşık 5. öğün besleyiniz.
Kahvaltı Hazırlanması : Meyva
püresi, 1 yumurta sarısı, 1/2 ince dilim ekmek içi veya 3-4 bisküvi 2 çay
kaşığı pekmez, 1 tatlı kaşığı akşamdan ıslatılıp tuzu alınmış peynir veya
çökelek beraber ezilir.
Yoğurt hazırlanışı : 1 çay bardağı
kaynayıp el değebilecek sıcaklığa gelmiş süt 1 çay kaşığı yoğurt ilave edilip,
kımıldatmadan üzeri örtülerek 3-4 saat bekletilir.
Meyve Suyu-Püre Hazırlanışı : Mevsimine
göre elma, şeftali, portakal, mandalina gibi meyveler yıkanıp soyularak
rendelenip suyu çıkarılır. Meyve püre ise rendelenmiş meyvenin süzülmemesi ile
elde edilir. Meyveler taze olarak verilir, hazırlandıktan sonra bekletilmez.
Sebze Yemeği Hazırlanışı : 1 su
bardağı mevsimlik sebze, yarım orta boy patates, yarım su bardağı havuç
yıkanır.
Pişmeye yakın doğranır
1 Bir köfte kadar haşlanmış kıyma
veya tavuk eti, yemek kaşığı tahıl (pirinç, şehriye, erişte, makarna) eklenir
Tencere kapalı olarak pişirilir.
Haşlama suyu dökülmez.
1 tatlı kaşığı yağ ilave edilir.
Kurubaklagil Püre Hazırlanışı
(mercimek, kurufasulye, nohut, barbunya):
1 çay bardağı kurubaklagil bir gün
önceden ıslatılır.
Islatma suyu dökülür.
Kabukları çatalla ezilerek soyulur,
2 su bardağı ile haşlanır ve ezilir.
Mama
Hazırlanışı : Önerilen mamayı 30 cc’ye 1 ölçek olacak şekilde kaynatılıp
ılıtılmış suya ilave ederek çalkalayınız.
|
Öğünler
|
Anne Sütü
|
Mama
|
|
1
|
Kahvaltı
|
Kahvaltı
|
|
2
|
Kıymalı sebze yemekleri
Yoğurt
|
Kıymalı sebze yemekleri
Yoğurt
|
|
3
|
Kıyma veya kurubaklagil
ilave edilmiş çorbalar
Meyve püresi
|
Kıyma veya kurubaklagil
ilave edilmiş çorbalar
Meyve püresi
|
|
4
|
Anne Sütü
|
Formül mama
|
Bu ayda 6 saat aralıklarla yaklaşık 4 öğün besleyiniz.
Kahvaltı Hazırlanması : 1 adet meyva püre, 1 yumurta
sarısı,1/2 ince dilim ekmek içi veya 3-4 bisküvi 2 çay kaşığı pekmez, 1 tatlı
kaşığı akşamdan ıslatılıp tuzu alınmış peynir veya çökelek beraber ezilir.
Yoğurt hazırlanışı : 1 çay bardağı kaynayıp el değebilecek
sıcaklığa gelmiş süt 1 çay kaşığı yoğurt ilave edilip, kımıldatmadan üzeri
örtülerek 3-4 saat bekletilir.
Meyve Suyu-Püre Hazırlanışı : Mevsimine göre elma, şeftali,
portakal, mandalina gibi meyveler yıkanıp soyularak rendelenip suyu çıkarılır.
Meyve püre ise rendelenmiş meyvenin süzülmemesi ile elde edilir. Meyveler taze
olarak verilir, hazırlandıktan sonra bekletilmez.
Sebze Yemeği Hazırlanışı : 1 su bardağı mevsimlik sebze,
yarım orta boy patates, yarım su bardağı havuç yıkanır.
Pişmeye yakın doğranır
1 Bir köfte kadar haşlanmış kıyma
veya tavuk eti, yemek kaşığı tahıl (pirinç, şehriye, erişte, makarna) eklenir
Tencere kapalı olarak pişirilir
Haşlama suyu dökülmez
1 tatlı kaşığı yağ ilave edilir.
Kurubaklagil Püre Hazırlanışı (mercimek, kurufasulye,
nohut, barbunya):
1 çay bardağı kurubaklagil bir gün
önceden ıslatılır.
Islatma suyu dökülür.
Kabukları çatalla ezilerek soyulur,
2 su bardağı ile haşlanır ve ezilir.
Mama
Hazırlanışı : Önerilen mamayı 30 cc’ye 1 ölçek olacak şekilde kaynatılıp
ılıtılmış suya ilave ederek çalkalayınız.
Bu aydan sonra çocuklarınızı yetişkin yemekleri ile
besleyebilirsiniz.
Çocuğunuzun yeterli ve dengeli beslendiğinin en önemli
kanıtı normal büyümesidir.
Bebeğinizin ve gelişmesinin takibi için doğumdan sonra ilk
yıl her ay, iki yaşına kadar 3 ayda bir kez sağlık kuruluşuna götürün
5 yaşına kadar çocuğunuzun vücut ağırlığını,boyunu ve 3
yaşına kadar baş çevresini ölçtürün.Bu değerleri büyüme izleme grafiğine
işaretleyin ve çocuğunuzun büyüme gelişmesini izleyin.
9. aydan sonra çocuklarınıza verebileceğiniz bir kaç yemek
tarifi:
Etli sebze yemekleri: Mevsimli sebzeler yıkanıp doğrandıktan sonra 1 yemek kaşığı
pirinç, mercimek, bulgur ile 1 tatlı kaşığı sıvı yağ, az su ile pişirilir.
Sebzenin türüne göre dolma ve kıymalı sebze yemeği olarak yedirilir.
Izgara köfte: Çok az ekmek içi ıslatılır, maydanoz, kıyma ile yoğrulur.
Isıtılmış fırında ızgara köfte olarak veya ekmek yerine pirinç bulgurla
pişirilerek sulu köfte olarak yedirilebilir.
Sütlü çorba: 1 çay bardağı süt, 1 yemek kaşığı pirinç unu, yarım çay
bardağı domates suyu veya ezmesi eklenip pişirilir. 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
ilave edilir.
Mercimek çorbası: 2 yemek kaşığı mercimek, 1 küçük boy havuç, patates, soğan,
1 yemek kaşığı sıvı yağ, 2 çay bardağı su ile pişirilir.
Yoğurtlu sebze çorbası: 1 kepçe yoğurt az su ile sulandırılır, evde bulunan
herhangi bir sebze doğranır, 1 yemek kaşığı buğday unu ve zeytinyağı eklenerek
pişirilir.
Muhallebi: 1 çay
bardağı süt, 1 tatlı kaşığı pirinç unu ilave edilerek ezilir. Yavaş ateşte
karıştırılarak pişirilir. İndikten sonra 1 tatlı kaşığı şeker ilave edilir.
Tuesday, 5 June 2012
Bebeğimin Bisküvisini Kendin Yaparım
İnternette ordan oraya atlaya atlaya bu habere denk geldim. Bundan sonra Bebeğimin bisküvisini kendim yaparım :D
‘Çocuklar bizim her şeyimiz.” diyoruz hep. Ama bu söylemi hayatımızın her alanına dağıtmakta zorluk çekiyoruz. Bebeklerimizi en pahalı kıyafetler, en şaşalı oda takımlarıyla karşılıyoruz. Fakat iş beslenmeye geldiğinde mevcut hassasiyetimizden ne yazık ki eser kalmıyor.
Oysa bir çocuğun gelecekte sağlıklı olabilmesi bugünkü beslenme stiliyle alakalı. Yapılan araştırmalar bebeklikten itibaren sağlıksız, katkı maddeli, kansorejen içeriğe sahip gıdalarla beslenenlerin ileriki yıllarda kansere yakalanma riskinin doğal beslenenlere oranla üç kat daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bundan dolayı da uzmanlar, “Bebekler ‘en az’ 6 ay sadece anne sütüyle beslenmeli, ek gıdalara geçtiğinde de ‘doğal ve sağlıklı’ ürünler tercih edilmeli.” diyor.
Evlatlarımız bize emanet. Onların “Bu yiyecek sağlıklı değil, istemiyorum.” demek gibi lüksleri yok. Miniklerin tek amacı karnını doyurup hayatı keşfetmek. Dolayısıyla anne-babaların bu konuda iki kez düşünmesi gerekiyor. Bir kendileri bir de bebekleri için. Bunları neden anlatıyoruz? Hemen her bebeğe yedirilen bebe bisküvilerinden sizleri vazgeçirebilmek için.
Aslını isterseniz ürünlerin hepsi, -en bilinen, en güvenilen markalar da dahil- neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Bir kere içlerinde bol miktarda bugün sağlıklı yetişkinlerin bile tüketmemesi gereken ‘hidrojene bitkisel yağ’, yani margarin bulunuyor. Ayrıca ürünlerin bu kadar çok fırınlanmış olması da önemli bir tehlike. Çünkü bisküvi içindeki yağ, şeker ve sütün 180 derecenin üzerinde fırınlanmasıyla akrilamidin oluşuyor. Bu maddenin kansorejen olduğunu Dünya Sağlık Örgütü bile onaylamış. Doğal değil, ‘doğala özdeş aroma’ların kullanılması da güven sarsıcı. Tüm bunlara ek bir de glikoz şurubu kullanmaya başlayanlar var. Hem de en güvendikleriniz bile! Bu çok yeni bir bilgi. Bu suni şeker türünün kanser, obezite, diyabet, insülin direnci ve karaciğerde yağlanma gibi hastalıklara neden olduğu artık herkesin malumu. Üstelik ülkemizde herhangi bir ürün üzerinde glikoz şurubunun yüzde kaç oranında kullanıldığını görmemiz mümkün değil. Ama ürün içindeki malzemeler en çok kullanılandan aza doğru sıralandığına göre; şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: “Bazı bebek bisküvilerinde yüksek miktarda glikoz şurubu var!” Bizim amacımız sizleri telaşlandırıp vicdan azabı çekmenizi sağlamak değil. Sadece uyarmak ve hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle bebeğinize, çocuğunuza daha sağlıklı bir gelecek bırakabileceğinizi anlatabilmek. Bu konuda atacağınız küçük adımlar sizi rahatlatmaya yeter. “Peki şimdi ne yapacağız?” diyenler için ‘doğal bisküvi önerimiz’ elbette ki var…
Sanal ortamın, nimetlerinin yanında bilgi kirliliği gibi bir sıkıntısı da var. Arama motoruna ‘Bebek bisküvisi yapımı’ yazdığınızda sizi karşılayan birçok tarif var. Biz sizin için bu tariflerin hepsini hafta boyunca tek tek denedik. En doğru, en besleyici, en lezzetli, en pratik tarifi seçip paylaşabilmek için…
Evde sağlıklı bebe bisküvisi nasıl yapılır?
Malzemeler:
2 çay bardağı un (tam buğday unu da olabilir) yarım çay bardağı irmik 2 çay bardağı pirinç unu 4 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağı 2 yemek kaşığı pekmez ya da 2 yemek kaşığı tepeleme toz şeker…
Un, pirinç unu, irmik, şeker ya da pekmezi bir kaba koyup kaşıkla karıştırın. Ardından tereyağını ilave ederek yoğurmaya başlayın. Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Eğer hamur kuru olursa ıslatabilmek adına süt ya da sıvı yağ (fındık yağı, çiçek yağına göre daha sağlıklı) ekleyebilirsiniz. Hamurdan parçalar koparıp yuvarlayın. (Bisküvi kalıplarını da kullanabilirsiniz) Üstlerini de çatal ya da bıçakla boylamasına çizin. Eğer bisküvinin sütün içinde kolayca erimesini istiyorsanız parçaların kalınlığı 1,5 serçe parmağınız kadar olmalı. Yani piyasadaki bisküvilerin yaklaşık iki katı kalınlıkta diyebiliriz. Bisküvileri önceden ısıtılmış fırında 170-175 derece sıcaklıkta 20-25 dakika pişirin. Üstleri hafif pembeleştiğinde fırından çıkarın (Hamuruna pekmez koyanların biraz daha dikkatli olması lazım). Soğuduktan sonra tepsiden alıp cam kavanoz ya da saklama kaplarına koyabilir, tüm hafta bebeğiniz bisküvi ihtiyacını en doğal haliyle karşılayabilirsiniz.
kaynak:http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31686-bebeginizin-biskuvisini-kendiniz-yapin.html
Evlatlarımız bize emanet. Onların “Bu yiyecek sağlıklı değil, istemiyorum.” demek gibi lüksleri yok. Miniklerin tek amacı karnını doyurup hayatı keşfetmek. Dolayısıyla anne-babaların bu konuda iki kez düşünmesi gerekiyor. Bir kendileri bir de bebekleri için. Bunları neden anlatıyoruz? Hemen her bebeğe yedirilen bebe bisküvilerinden sizleri vazgeçirebilmek için.
Aslını isterseniz ürünlerin hepsi, -en bilinen, en güvenilen markalar da dahil- neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Bir kere içlerinde bol miktarda bugün sağlıklı yetişkinlerin bile tüketmemesi gereken ‘hidrojene bitkisel yağ’, yani margarin bulunuyor. Ayrıca ürünlerin bu kadar çok fırınlanmış olması da önemli bir tehlike. Çünkü bisküvi içindeki yağ, şeker ve sütün 180 derecenin üzerinde fırınlanmasıyla akrilamidin oluşuyor. Bu maddenin kansorejen olduğunu Dünya Sağlık Örgütü bile onaylamış. Doğal değil, ‘doğala özdeş aroma’ların kullanılması da güven sarsıcı. Tüm bunlara ek bir de glikoz şurubu kullanmaya başlayanlar var. Hem de en güvendikleriniz bile! Bu çok yeni bir bilgi. Bu suni şeker türünün kanser, obezite, diyabet, insülin direnci ve karaciğerde yağlanma gibi hastalıklara neden olduğu artık herkesin malumu. Üstelik ülkemizde herhangi bir ürün üzerinde glikoz şurubunun yüzde kaç oranında kullanıldığını görmemiz mümkün değil. Ama ürün içindeki malzemeler en çok kullanılandan aza doğru sıralandığına göre; şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: “Bazı bebek bisküvilerinde yüksek miktarda glikoz şurubu var!” Bizim amacımız sizleri telaşlandırıp vicdan azabı çekmenizi sağlamak değil. Sadece uyarmak ve hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle bebeğinize, çocuğunuza daha sağlıklı bir gelecek bırakabileceğinizi anlatabilmek. Bu konuda atacağınız küçük adımlar sizi rahatlatmaya yeter. “Peki şimdi ne yapacağız?” diyenler için ‘doğal bisküvi önerimiz’ elbette ki var…
Sanal ortamın, nimetlerinin yanında bilgi kirliliği gibi bir sıkıntısı da var. Arama motoruna ‘Bebek bisküvisi yapımı’ yazdığınızda sizi karşılayan birçok tarif var. Biz sizin için bu tariflerin hepsini hafta boyunca tek tek denedik. En doğru, en besleyici, en lezzetli, en pratik tarifi seçip paylaşabilmek için…
Evde sağlıklı bebe bisküvisi nasıl yapılır?
Malzemeler:
2 çay bardağı un (tam buğday unu da olabilir) yarım çay bardağı irmik 2 çay bardağı pirinç unu 4 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağı 2 yemek kaşığı pekmez ya da 2 yemek kaşığı tepeleme toz şeker…
Un, pirinç unu, irmik, şeker ya da pekmezi bir kaba koyup kaşıkla karıştırın. Ardından tereyağını ilave ederek yoğurmaya başlayın. Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Eğer hamur kuru olursa ıslatabilmek adına süt ya da sıvı yağ (fındık yağı, çiçek yağına göre daha sağlıklı) ekleyebilirsiniz. Hamurdan parçalar koparıp yuvarlayın. (Bisküvi kalıplarını da kullanabilirsiniz) Üstlerini de çatal ya da bıçakla boylamasına çizin. Eğer bisküvinin sütün içinde kolayca erimesini istiyorsanız parçaların kalınlığı 1,5 serçe parmağınız kadar olmalı. Yani piyasadaki bisküvilerin yaklaşık iki katı kalınlıkta diyebiliriz. Bisküvileri önceden ısıtılmış fırında 170-175 derece sıcaklıkta 20-25 dakika pişirin. Üstleri hafif pembeleştiğinde fırından çıkarın (Hamuruna pekmez koyanların biraz daha dikkatli olması lazım). Soğuduktan sonra tepsiden alıp cam kavanoz ya da saklama kaplarına koyabilir, tüm hafta bebeğiniz bisküvi ihtiyacını en doğal haliyle karşılayabilirsiniz.
kaynak:http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31686-bebeginizin-biskuvisini-kendiniz-yapin.html
Sunday, 13 May 2012
Ninni - Aslıhan Erkişi
Gerçi benim kuzumun ninni zamanı geçti ama çok hoşuma gitti paylaşayım dedim.
Benim favorim: mama getir babası, atta götür halası :)
Benim favorim: mama getir babası, atta götür halası :)
albümdeki şarkılar
1.Benim Annem03:06
2.Kurban Olsun Annesi04:23
3.Gel Anne Kucağına03:41
4.Nennisine Nelediğim03:37
5.Kırmızı Gül Demet Demet03:41
6.Dandini Dandini04:37
7.Kınalı Bebek03:56
8.Mama Getir Babası03:37
Thursday, 31 March 2011
Tuesday, 21 December 2010
Yenidoğan-Göz Çapaklanması
yeni doğan bebekler çapaklanma birkaç sebepten kaynaklanabilir.
1- doğum kanalından kaptığı mikrop (bu durumda doğumu takiben ilk günlerde olmaya başlar)
2- dışarıdan gelen mikrop, bu doğumdan 1 hafta 10 gün sonra başlamışsa düşünülebilir.
3- göz yaşı kanalında tıkanıklık durumunda (enfeksiyonlar kanalı tıkamış olabilir). Bu durumda göz yaşı bezlerine masaj yapmak %90 etkili.Göz pınarlarından burunun aşağısına doğru hafif bastırarak yapılmalı.
Gözyaşı, gözün ön kısmına yayılarak burayı nemlendirip ıslattıktan sonra gözyaşı kanalından geçerek burun içine akıyor. Ancak bu kanal tıkalı olursa, gözde çapaklanma, sulanma, kızarıklık ve iç kısmında şişlik oluşuyor (kaynak)
Bebeğimde doğumdan itibaren çapaklanma vardı, 1 haftalık iken göz doktoruna götürdüm oftalmotrim verdi. bu damla ile bir sonuç elde edemedik. 1 aylık iken çocuk doktoruna götürdüm oda tobrased verdi. bu da bir sonuç vermedi. Bir ara çay ile sildim. 2,5 aylık civarı bir gözü iyileşti. Daha sonra tobrex(sıvı damla) ve fucithalmic(krem damla) beraber kullandık. Bu ikisinin olumlu etkisi var ama tam olarak geçmiş değil.
ilaçların yanı sıra şu yöntemlerde öneriliyor:(muhakkak steril pamuk yada gazlı bez kullanılmalı, el değmemeli, her göz için ayrı parçalar kullanılmalı)
1- gözü anne sütü ile silmek: anne sütünün anibiyotik etkisi vardır. ve bazı bebeklerde işe yarar.
2- çayın demi ile silmek: ılık dem bebeğin gözü steril bir pamuk ile siliniyor.
3- serum fizyolojik ile silmek: yine steril bez ile göz siliniyor.
güncelleme: 11.10.2015
Bu sefer direk fucithalmic(krem damla) kullandık. yaklaşık 10 günde geçti. Ayrıca sık sık gözüne süt sağdım. Oluşan çapakları da ılık su ile sildim.
1- doğum kanalından kaptığı mikrop (bu durumda doğumu takiben ilk günlerde olmaya başlar)
2- dışarıdan gelen mikrop, bu doğumdan 1 hafta 10 gün sonra başlamışsa düşünülebilir.
3- göz yaşı kanalında tıkanıklık durumunda (enfeksiyonlar kanalı tıkamış olabilir). Bu durumda göz yaşı bezlerine masaj yapmak %90 etkili.Göz pınarlarından burunun aşağısına doğru hafif bastırarak yapılmalı.
Gözyaşı, gözün ön kısmına yayılarak burayı nemlendirip ıslattıktan sonra gözyaşı kanalından geçerek burun içine akıyor. Ancak bu kanal tıkalı olursa, gözde çapaklanma, sulanma, kızarıklık ve iç kısmında şişlik oluşuyor (kaynak)
Bebeğimde doğumdan itibaren çapaklanma vardı, 1 haftalık iken göz doktoruna götürdüm oftalmotrim verdi. bu damla ile bir sonuç elde edemedik. 1 aylık iken çocuk doktoruna götürdüm oda tobrased verdi. bu da bir sonuç vermedi. Bir ara çay ile sildim. 2,5 aylık civarı bir gözü iyileşti. Daha sonra tobrex(sıvı damla) ve fucithalmic(krem damla) beraber kullandık. Bu ikisinin olumlu etkisi var ama tam olarak geçmiş değil.
ilaçların yanı sıra şu yöntemlerde öneriliyor:(muhakkak steril pamuk yada gazlı bez kullanılmalı, el değmemeli, her göz için ayrı parçalar kullanılmalı)
1- gözü anne sütü ile silmek: anne sütünün anibiyotik etkisi vardır. ve bazı bebeklerde işe yarar.
2- çayın demi ile silmek: ılık dem bebeğin gözü steril bir pamuk ile siliniyor.
3- serum fizyolojik ile silmek: yine steril bez ile göz siliniyor.
güncelleme: 11.10.2015
Bu sefer direk fucithalmic(krem damla) kullandık. yaklaşık 10 günde geçti. Ayrıca sık sık gözüne süt sağdım. Oluşan çapakları da ılık su ile sildim.
Tuesday, 9 November 2010
Bebeklerde geciken kaka problemi
Bebeğiniz kabız değil ama kakasını yapamıyor. Bazen haftada 1-2 kez ancak yapıyor. Tabi annelerde endişeleniyor.
Sadece anne sütü alan bir bebeğin, midenin anne sütünün tamamını emmeye çalışması ve verimli kullanmasından kaynaklanıyor. Yani aslında endişelenecek bir şey yok.
Ama benim kızım kakasını yapamadığı için huzursuzlanıyor, karnı tok, altı temiz olmasına rağmen uyuyamıyor ve ağlıyor, bu durum da kakaya mudahale etmek gerekiyor. Şunları yapıyorum bende böyle zamanlarda (Yalnız bu yöntemlere çok sık başvurmamak gerekiyor zira bunlar bağırsak tembelliğine yol açabiliyor.)
- 1 çay kaşığı zeytinyağı içiriyorum (hakiki zeytinyağı, rafine edilmiş değil)
- kulak çöpünü zeytinyağına batırıp popusunun içini yağlıyorum (çok fazla geçirmeden)
- küçük bir parça sabun kırığını zeytinyağına batırıp fitil koyar gibi poposuna koyuyorsunuz
-şırınga ile 1 çay kaşığı zeytinyağını poposundan enjekte ediyorsunuz.(kayınvaldemin önerisi)
Sunday, 7 November 2010
Dr Harvey Karp ve Teknikleri
BASİT ÇÖZÜMLER BULDU
Harvey Karp, The Happiest Baby on the Block' ve 'The Happiest Toddler on the Block' kitaplarıyla, Amerika'nın en çok okunan çocuk doktoru. Gelişimsel pediatri uzmanı Dr. Karp, pek çok anne-babanın çaresiz kaldığı durumlara basit çözümler bulmasıyla tanınıyor. Dr. Harvey Karp'ın yöntemleri; hastanelerde doğum öncesi eğitim programlarında öğretiliyor.
21 temmuz 2010 tarihinde Acıbadem Maslak hastanesinde konferans veren doktorun anlattıklarını paylaşan bir kaç blog buldum. Bilgi edinmek amacı ile bloglar okunabilir. Ama en iyisi kitabını okumak heralde, hatta anlattığı yöntemlerin nasıl uygulandığını gösteren filmleri içeren dvd lerde varmış ama türkiyede yok. Belki ABD deki arkadaşlar edinebilir. Bende en yakın zamanda kitabı edineceğim. daha sonra yorumlarımı burda ve kitap dünyamda bulabilirsiniz
Baby kitabı Türkçe'ye çevrilmiş. ilk baskıda adı 'Mahallenin En Mutlu Yumurcağı', ikinci baskıda ise 'Anne Babalar İçin Başarılı Bir Çocuk Yetiştirmenin Yolları'. 1. baskı internet kitapçılarında var ama ne hikmetse ikinci baskı yok :). Ayrıca 1. ad daha sıcak, samimi; 2. ad ise daha öğütvari kokuyor ve itici.
İlk kitap bebeklik dönemini ele alıyor, benim seminer notlarından anladığım kadarı ile de özellikle de gaz sancısı olan kolik bebekleri sakinleştirmeye yönelik. Bunun için kendisinin 5S kuralı var. ki oda şu:
1-Swaddle-Kundaklama,sarma
2-Side/Stomach- Yan üstü ya da yüzüstü yatırma
3-Shush!-Şişşş sesi yüksek sesle
4-Swinging-Sallama, hareket ettirmek
5-Suck-Emmek, emzirmek
burada doktorun anlatışı var:
http://abcnews.go.com/Health/video/calm-colicky-baby-9854910
2. kitap ise 1-5 yaş arasını kapsıyor gibi. (toddler=yeni yürümeye başlayan çocuk ). bundada özellikle inatlaşma,bağrışma esnasında nasıl davranmalıyız konusu üzerinde durulmuş notlarda.
Birde Baby Bliss adında bir E-kitabı varmış yazarın ve ingilizce tabiki.
Aşağıda doktoru çok iyi takip eden bir annenin doktor ile yaptığı ropörtaj var, güzel bir çalışma olmuş. Ve bu annenin sitesindeki paylaşımlarının adresleri var. Ayrıca diğer bir kaç blogdaki yazıların adresleri mevcut.
http://blogcuanne.com/2010/07/22/harvey-karpla-roportaj
http://blogcuanne.com/2010/07/20/gelelim-sadede-the-happiest-baby-on-the-block
Buda ropörtajı ve semineri fotoğraflayan annenin notları:
http://www.yesimmutlu.com/ysmblog/?p=1880
http://www.yesimmutlu.com/ysmblog/?p=1894
başkalarından notlar:
http://www.pi.web.tr/dr-harvey-karp-istanbuldaydi-happiest-toddler-on-the-block
http://www.ikizdunyasi.com/v2/content/view/732/1/
bu adreste soru-cevap kısmıda yazılmış:
http://www.nurturia.com.tr/bugulog/a9a957a8-f757-4cc6-8efa-9dbb010ad22d/harvey-karp-seminer-notlariozgeden
Harvey Karp, The Happiest Baby on the Block' ve 'The Happiest Toddler on the Block' kitaplarıyla, Amerika'nın en çok okunan çocuk doktoru. Gelişimsel pediatri uzmanı Dr. Karp, pek çok anne-babanın çaresiz kaldığı durumlara basit çözümler bulmasıyla tanınıyor. Dr. Harvey Karp'ın yöntemleri; hastanelerde doğum öncesi eğitim programlarında öğretiliyor.
21 temmuz 2010 tarihinde Acıbadem Maslak hastanesinde konferans veren doktorun anlattıklarını paylaşan bir kaç blog buldum. Bilgi edinmek amacı ile bloglar okunabilir. Ama en iyisi kitabını okumak heralde, hatta anlattığı yöntemlerin nasıl uygulandığını gösteren filmleri içeren dvd lerde varmış ama türkiyede yok. Belki ABD deki arkadaşlar edinebilir. Bende en yakın zamanda kitabı edineceğim. daha sonra yorumlarımı burda ve kitap dünyamda bulabilirsiniz
Baby kitabı Türkçe'ye çevrilmiş. ilk baskıda adı 'Mahallenin En Mutlu Yumurcağı', ikinci baskıda ise 'Anne Babalar İçin Başarılı Bir Çocuk Yetiştirmenin Yolları'. 1. baskı internet kitapçılarında var ama ne hikmetse ikinci baskı yok :). Ayrıca 1. ad daha sıcak, samimi; 2. ad ise daha öğütvari kokuyor ve itici.
İlk kitap bebeklik dönemini ele alıyor, benim seminer notlarından anladığım kadarı ile de özellikle de gaz sancısı olan kolik bebekleri sakinleştirmeye yönelik. Bunun için kendisinin 5S kuralı var. ki oda şu:
1-Swaddle-Kundaklama,sarma
2-Side/Stomach- Yan üstü ya da yüzüstü yatırma
3-Shush!-Şişşş sesi yüksek sesle
4-Swinging-Sallama, hareket ettirmek
5-Suck-Emmek, emzirmek
| Mahallenin En Mutlu Yumurcağı-Dr Harvey Karp |
burada doktorun anlatışı var:
http://abcnews.go.com/Health/video/calm-colicky-baby-9854910
2. kitap ise 1-5 yaş arasını kapsıyor gibi. (toddler=yeni yürümeye başlayan çocuk ). bundada özellikle inatlaşma,bağrışma esnasında nasıl davranmalıyız konusu üzerinde durulmuş notlarda.
| Anne Babalar İçin Başarılı Bir Çocuk Yetiştirmenin Yolları-Dr Harvey Karp |
Birde Baby Bliss adında bir E-kitabı varmış yazarın ve ingilizce tabiki.
| Baby Bliss Ekitap -Dr Harvey Karp |
Aşağıda doktoru çok iyi takip eden bir annenin doktor ile yaptığı ropörtaj var, güzel bir çalışma olmuş. Ve bu annenin sitesindeki paylaşımlarının adresleri var. Ayrıca diğer bir kaç blogdaki yazıların adresleri mevcut.
http://blogcuanne.com/2010/07/22/harvey-karpla-roportaj
http://blogcuanne.com/2010/07/20/gelelim-sadede-the-happiest-baby-on-the-block
Buda ropörtajı ve semineri fotoğraflayan annenin notları:
http://www.yesimmutlu.com/ysmblog/?p=1880
http://www.yesimmutlu.com/ysmblog/?p=1894
başkalarından notlar:
http://www.pi.web.tr/dr-harvey-karp-istanbuldaydi-happiest-toddler-on-the-block
http://www.ikizdunyasi.com/v2/content/view/732/1/
bu adreste soru-cevap kısmıda yazılmış:
http://www.nurturia.com.tr/bugulog/a9a957a8-f757-4cc6-8efa-9dbb010ad22d/harvey-karp-seminer-notlariozgeden
Subscribe to:
Posts (Atom)

