Tuesday, 5 June 2012

Bilim Parkı

Bilim parkı ne işe yarar:

''Nasıl nefes alırız? Mevsimler nasıl oluşur? Su kabarcıkları cisimleri batırır mı? Pisagor bağıntısının mantığı nedir?'' gibi birçok sorunun cevabını Foucault Sarkacı, Newton Beşiği gibi deney setlerini içinde barındıran bilim parkları ve müzelerde bulmak mümkün.

Çocukları eğlendirerek bilime yöneltmek için ''her ilde, her ilçede birer bilim parkı oluşturulması'' amacıyla ''Mucit Çocuk Bilim Parkları Kurma ve Geliştirme Derneği''ni kuran iş adamı, yüksek mühendis Erol Gürakar, bilim parklarının kurulmasını hızlandırmak üzere çok daha az maliyetle deney setleri üretiyor.

devamı: http://www.mucitleratolyesi.com/basinda-biz/yazl-basnda-biz/186-neden-bilim-parklarmz-yok.html 

İngiltere'de dikkatimi çeken noktalardan biride bu. Nerdesye her şehirde bir müze buluyor. Müzelerde sanatsal ve bilimsel etkinlikler yer alıyor. Görerek, hissederek öğrenmek (biz buna tüm duyuları kullanarak diyelim) ile duyarak öğrenmek arasında dağlar kadar fark olduğunu herkes bilir. İşte bunun için bizimde bilim parklarına ihtiyacımız var.

Aşğıdaki resimler Leicester daki küçük müzeden:


Mikroskop


Büyüteçle daha ayrıntılı bakılabiliyor



Bebeğimin Bisküvisini Kendin Yaparım

İnternette ordan oraya atlaya atlaya bu habere denk geldim. Bundan sonra Bebeğimin bisküvisini kendim yaparım :D



‘Çocuklar bizim her şeyimiz.” diyoruz hep. Ama bu söylemi hayatımızın her alanına dağıtmakta zorluk çekiyoruz. Bebeklerimizi en pahalı kıyafetler, en şaşalı oda takımlarıyla karşılıyoruz. Fakat iş beslenmeye geldiğinde mevcut hassasiyetimizden ne yazık ki eser kalmıyor.
Oysa bir çocuğun gelecekte sağlıklı olabilmesi bugünkü beslenme stiliyle alakalı. Yapılan araştırmalar bebeklikten itibaren sağlıksız, katkı maddeli, kansorejen içeriğe sahip gıdalarla beslenenlerin ileriki yıllarda kansere yakalanma riskinin doğal beslenenlere oranla üç kat daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bundan dolayı da uzmanlar, “Bebekler ‘en az’ 6 ay sadece anne sütüyle beslenmeli, ek gıdalara geçtiğinde de ‘doğal ve sağlıklı’ ürünler tercih edilmeli.” diyor.
Evlatlarımız bize emanet. Onların “Bu yiyecek sağlıklı değil, istemiyorum.” demek gibi lüksleri yok. Miniklerin tek amacı karnını doyurup hayatı keşfetmek. Dolayısıyla anne-babaların bu konuda iki kez düşünmesi gerekiyor. Bir kendileri bir de bebekleri için. Bunları neden anlatıyoruz? Hemen her bebeğe yedirilen bebe bisküvilerinden sizleri vazgeçirebilmek için.
Aslını isterseniz ürünlerin hepsi, -en bilinen, en güvenilen markalar da dahil- neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Bir kere içlerinde bol miktarda bugün sağlıklı yetişkinlerin bile tüketmemesi gereken ‘hidrojene bitkisel yağ’, yani margarin bulunuyor. Ayrıca ürünlerin bu kadar çok fırınlanmış olması da önemli bir tehlike. Çünkü bisküvi içindeki yağ, şeker ve sütün 180 derecenin üzerinde fırınlanmasıyla akrilamidin oluşuyor. Bu maddenin kansorejen olduğunu Dünya Sağlık Örgütü bile onaylamış. Doğal değil, ‘doğala özdeş aroma’ların kullanılması da güven sarsıcı. Tüm bunlara ek bir de glikoz şurubu kullanmaya başlayanlar var. Hem de en güvendikleriniz bile! Bu çok yeni bir bilgi. Bu suni şeker türünün kanser, obezite, diyabet, insülin direnci ve karaciğerde yağlanma gibi hastalıklara neden olduğu artık herkesin malumu. Üstelik ülkemizde herhangi bir ürün üzerinde glikoz şurubunun yüzde kaç oranında kullanıldığını görmemiz mümkün değil. Ama ürün içindeki malzemeler en çok kullanılandan aza doğru sıralandığına göre; şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: “Bazı bebek bisküvilerinde yüksek miktarda glikoz şurubu var!” Bizim amacımız sizleri telaşlandırıp vicdan azabı çekmenizi sağlamak değil. Sadece uyarmak ve hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle bebeğinize, çocuğunuza daha sağlıklı bir gelecek bırakabileceğinizi anlatabilmek. Bu konuda atacağınız küçük adımlar sizi rahatlatmaya yeter. “Peki şimdi ne yapacağız?” diyenler için ‘doğal bisküvi önerimiz’ elbette ki var…
    Sanal ortamın, nimetlerinin yanında bilgi kirliliği gibi bir sıkıntısı da var. Arama motoruna ‘Bebek bisküvisi yapımı’ yazdığınızda sizi karşılayan birçok tarif var. Biz sizin için bu tariflerin hepsini hafta boyunca tek tek denedik. En doğru, en besleyici, en lezzetli, en pratik tarifi seçip paylaşabilmek için…

Evde sağlıklı bebe bisküvisi nasıl yapılır?  
Malzemeler:
 2 çay bardağı un (tam buğday unu da olabilir)                 yarım çay bardağı irmik           2 çay bardağı pirinç unu   4 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağı  2 yemek kaşığı pekmez ya da 2 yemek kaşığı tepeleme toz şeker… 
Un, pirinç unu, irmik, şeker ya da pekmezi bir kaba koyup kaşıkla karıştırın. Ardından tereyağını ilave ederek yoğurmaya başlayın. Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Eğer hamur kuru olursa ıslatabilmek adına süt ya da sıvı yağ (fındık yağı, çiçek yağına göre daha sağlıklı) ekleyebilirsiniz. Hamurdan parçalar koparıp yuvarlayın. (Bisküvi kalıplarını da kullanabilirsiniz) Üstlerini de çatal ya da bıçakla boylamasına çizin. Eğer bisküvinin sütün içinde kolayca erimesini istiyorsanız parçaların kalınlığı 1,5 serçe parmağınız kadar olmalı. Yani piyasadaki bisküvilerin yaklaşık iki katı kalınlıkta diyebiliriz. Bisküvileri önceden ısıtılmış fırında 170-175 derece sıcaklıkta 20-25 dakika pişirin. Üstleri hafif pembeleştiğinde fırından çıkarın (Hamuruna pekmez koyanların biraz daha dikkatli olması lazım). Soğuduktan sonra tepsiden alıp cam kavanoz ya da saklama kaplarına koyabilir, tüm hafta bebeğiniz bisküvi ihtiyacını en doğal haliyle karşılayabilirsiniz.

kaynak:http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31686-bebeginizin-biskuvisini-kendiniz-yapin.html

Sunday, 13 May 2012

Ninni - Aslıhan Erkişi

Gerçi benim kuzumun ninni zamanı geçti ama çok hoşuma gitti paylaşayım dedim.

Benim favorim: mama getir babası, atta götür halası :)

albümdeki şarkılar

Saturday, 12 May 2012

Karnıbaharlı ve Brokolili Sebze Çorbası

Artık anne olmanın zamanı geldi :)

Besleyici, sağlıklı, değişik tarifler peşindeyim.

İlki gelsin:


Çorbamızın ana tarifi sibelin kahvesinden : http://www.sibelinkahvesi.com/2009/12/karnabahar-corbas.html

Benim yaptığımsa şöyle (2 çiçek karıabahar, 2 çiçek brokoli olunca değişiklik yapmak zorunda kaldım ):
Çok güzel oldu, kremalı çorba havasında oldu. Arkadaşlarda beğendi.

  1. Karnıbahar, brokoli çiçeklerine ayrılır.
  2. Bir patates rendelenir
  3. 1 havuç rendelenir (turuncu renk olmasın derseniz konmayabilir)
  4. 1-2 biber (yeşil,sarı, kırmızı fark etmez) ince doğranır.
  5. 1- soğan ince doğranır
  6. 1-2 diş sarımsak ince doğranır.
  7. Hepsi birliktetencereye alınır, yeterli su konur.
  8. 1 su bardağı süt de ilave edililir.
  9. Yeterli tuz ve 1 tatlı kaşığı şeker ilave edilir.
  10. İyice haşlanan sebzeler blendırdan geçirilir.
Kıvamı az gelirse, ki benimki öyle oldu
  1. 1,5 kaşık un yağda kavrulur, çorbanın suyundan azar azar katılarak kıvamı açlıır.
  2. Çorbanın içine konur, çorba tekrar blendırdan geçirilir.
Afiyet olsun...

Monday, 15 August 2011

Sinek Isırığı-Allerji

http://www.gebelikveannelik.com/forum/forum_posts.asp?TID=33621

Wednesday, 20 July 2011

Kızamıkçık

15 temmuz gecesi yüksek ateşle uyandı Zuzucuk :(

Cumartesi, pazar, pazartesi 38,5-39,5 arası ateş sürekli devam etti. Pazartesi akşamı yüzünde küçük kırmızı lekecikler çıkmaya başladı ve sabaha bütün yüzünü, boynunu dalamıştı. Ayrıca bü döküntülerden sonra yüksek ateş düştü.

Doktor Kızamıkçık çıkardığını söyledi. Döküntüler 1-2 güne bacaklara iner sonrada vücudu terk eder gider dedi. İlaç tedavisi gerekmez dedi ayrıca. Tekrar yüksek ateş ve dmküntüde değişiklik olursa getir dedi. Bide üşütme dedi :) (kızamıkçık virüsü sıcakta barınamazmış, soğukta daha iyi yaşarmış.)

Thursday, 31 March 2011

Konuşan Bebekler

Ne konuşuyorlar acaba